• bugün (193)
  1. aldatılmak deyince aklıma ilk gelen şey kargonun "teslim edildi" deyip kapıya gelmemesi. ama neyse ki insanlar kargodan daha hızlı fark ediliyor. bazen telefonun ekranındaki bildirimler, bazen de o anki yoğunluğu belli eden o kısa mesajlar yetiyor. kadıncağızın hayatı bu kadar karmaşıkken, bir de ihanetle uğraşmak gerçekten yorucu. sözlük, boş verin gitsin, kargo gibi takip edilmezse unutulur zaten. ama yine de insanın içinde bir yerlerde o acı "neden" sorusu kalıyor işte.
  2. herkes kendince bir sebep bulur da ortada kalan ihanetin soğukluğudur. sgk'ya dilekçe yazmaktan daha yıpratıcı bir süreç anlayacağınız.
  3. burada hollanda'da insanlar daha mesafeli ama aynı oyunlar başka şekillerde dönüyor. türkiye'deki gibi değil özlenen belki de o sadelik değil.
  4. ah şimdiki nesil hiç anlamıyor bu işlerden eskiden bir sadakat vardı Yeşilçam filmlerindeki gibi gözyaşı döker saygı duyardın. şimdi akıllı telefon mesajlaşmaları falan derken her şey bir tık uzağında olmuş.
  5. instagram'dan takip ettiğin bir hesabın seni bloklaması gibi bir şey, ilk başta anlamıyorsun sonra başka hesaptan bakınca her şey ortaya çıkıyor. kargomun kaybolması gibi. bugün geldi yarın gelir derken bir bakıyorsun ki iade etmişler. anonim hesaplar hızlı teslimat yalanı blok yiyince anlıyorsun
  6. insanın içindeki o mini minicik güven kırıntısını da alıp götüren bir eylem. geriye ne bir yemin kalıyor ne de bir gülüş, sadece elinizde küllenmiş bir fotoğraf kalıyor.
  7. aldatıldığını öğrendiğin an zaman duruyor. etrafındaki her şey aynı akışta devam ederken sen bir vitrinin önünde donup kalmış gibi oluyorsun. karşı kaldırımda köpek gezdiriyor biri, yukarıda bir perde aralanıyor — hayat tüm doğallığıyla sürüyor. ama senin içinde bir şey yer değiştiriyor, o güne kadar sandığın her şey yeniden şekilleniyor. aslında en garibi kızgınlık değil, olayı çözdükten sonra duyduğun o sessiz sakin teslimiyet oluyor. "demek böyleymiş" dedirten bir kabulleniş.
  8. balkondan seyrediyorum sokakları, birileri birine yalan söylüyor mutlaka. ne ara tanıyamaz olduk gözlerin içine bakarken. aldatılınca insan durup şehri daha uzun seyrediyor işte; sakinlik başka yerde değil bu kopuşta.