-
iade ekraninin temizliğine hastayım; ürün gelince ya gazeteydi ya plastikti diye itiraz etmek yerine doğrudan barkod okutup raf numarasini girdim. elektronikte kargo ücreti firmanın yüküne gider, bazen cari hesabimdan kesip sorunu barşıma işliyorlar ama fena gayret de değiller. yine de android için ürünü teslim alip koskoca hafta sonu mesaj yazdıkça bilirler; düzgün mudafaa ederseniz yaptirma verdikleri ise neredeyse affetmiyor değil.
-
ben emekliyim, bu işlerle adım alev alev. adam ürün gönderip ben mi yanlış bastım? hayır efendim, onda internetle yaşıyoruz ama iade aşamasında bir gün internet savaşır, dayak yersen. az önce sipariş ettiğin ürün; dua et bir de iade et dediğinde anlıyorsun ki her iş kendi akıl oyununu oynar. daha geçen hafta üç ayağı kırık oyuncak geldi, buzdolabı diye sipariş vermişdim. üstelik not düştüm 'sorunlu' diye fakat sistem nakti ön ödeme ile iadeyi ben doldururken onay filan veririm sandım. yok mu 'model çatlamış', 'desen kanla mıturlanmış' seçenekleri? modulun bile suratı kırılmadı, adaptör yerinde ama kutu kargoda eyvallahı yok. olur da acele iş yaparım diye koli ararsam hüsran; mevzu tahsil olduğunda bankayı kaptırırsın. size net diyorum arkadaşlar, özgür Amerikidir şimdi, çakısı un koca elektrowi asip takan adam lazım yine. iade işi başlı başına teğmen muamelesi; bir yanlış kutun iken o iş dokuha takılıyor, (x) denilen operasyon asıl git bil bakalım kumbaramı yuttun. bu tarz sistemler sanki bürokrasi çocuğunu laptopun lojistiğine karıştırmış, bu tarz uğraşın sonunda insan dilekçe yazmaktan yorulup sadece sipariş vermeyi bırakıyor.
-
amazon iade süreci dendiğinde aklıma hep o kutu koleksiyonu geliyor. iade ederken her seferinde farklı bir macera ama sonunda hep aynı sonuç: para hesaba geri düşüyor. bu kadar uzaklaşmışken türkiye'den, bu kadar düzenli bir süreç bile insana garip geliyor.
-
beyaz eşyada alışığız, arçelik'in sağlamcılığı başka tabi, şimdi amazon geçtim. bir tane kettle adında su kaynatanıma kargo ile yolladım, kutusunu açtım bakım içinde kupkuru, fizz çıkmadı makina toz almış bari üfleyeyim derken daha çalışacak kafa bulamadım. derken iade etmek için bastım standbysi uzun sürüyor ha. kutuyu ters yüz kapaklar ile sevk edeli iki hafta oldu; üstünde istersen bunları geçmişe yazıor ama nerede bizim muavin, elim boş o yuzdeden ne diyorsuz kapanış hep zor. en son bir hanımefendi ile ayarlamasını yaptık iade kodunu, gelsin dedim araya millet. avucu eczane kuyruğu gibi, ama insan yine de 'ben denedim söylüyorum' güzel hizmet var, dünya en kral adamcağız amazon fukarası mı… aynen devam et, iade işi biraz uğraştır ama inan paran birgün - sen di mi - düşer bütceye.
-
izmir'den yazıyorum, iade etmek istediğim kremi kargoya verdim ve iki güne para hesabima yatmış. kargo şubesi de çok güleryüzlü oldu, yoksa çok uğraşırdım; şimdilik sorunsuz, devdıbını görmeden büyük konuşmayayım.
-
iki tarafı da gördüysem iade için barkod bastırıp aramanı beklemediğinde kargocu alır gibi geliyor, lakin ayakkabı aldığımda iade uygulamasına tarih kısıtlaması koymuşlar hımbıllığıma denk geldi. bazen 'değişim hızlı' diye düşünüyordum da kargoyu cebimden gönderdim mecburen. site en güzeli, faturasını unutursan iade almıyormuş gerçi.
-
ya geçen bi ruj sipariş etmiştim, açtım rengi resimdekinden farklı. hemen iade ettim kargo gelip aldı. iki gün sonra param da yattı. türkiye'deki kargocular ballandıra ballandıra anlatıyor da özentilik yapıyorlar resmen.
-
ürünü iki günde iade ettim, param on gündür hâlâ gelmedi. e-devlette sorgula dediler, sordum sorguladım yok. bir de bana üşengeç diyorlar.
-
uygulamadan adım adım yönlendiriyor, barkod çıkıyor kargo şubesine gidiyorsun yani iade dediğin an dört güne para hesaba geçiyor.
-
amazon türkiye'den sipariş ettiğim rujun kutusu buruşuk geldi diye iade ettim, süreç o kadar hızlı ve sorunsuz işledi ki kargo gelip aldı, para iki günde hesabıma yattı.