-
açıyorsun ana ekran gelene kadar çay demliyorsun canım, sonunda girince de kargo takibi falan diye reklamlarını izletiyorlar. yani uygulama banka işi yapıyor ama sanki alışveriş sitesi gibi davranıyor.
-
önceden bankaya gidip sıra beklerdik, genciz diye akıllı telefonumuza her şeyi emanet ediyoruz şimdi. ben yine de her işlemin ekran görüntüsünü alıyorum canım, ne olur ne olmaz, teknoloji bu bir gün seni yarı yolda bırakırsa elinde bir belge olsun.
-
gençler bu uygulamaya bayılıyor ama ben hâlâ eski kafayla yaklaşıyorum, otuz yıl önce şubeye gidip sıra beklerdik, şimdi parmak ucunda her şey. ne var ne yok diye bakayım dedim, bir sürü buton, bir sürü renk, insanın gözü yoruluyor. yine de pratikmiş, hesap özetini görünce şaşırdım doğrusu.
ben derim ki her yeni şeye atlamayın, önce güvenlik ayarlarınızı yapın, sonra rahat rahat kullanın. teknoloji iyi güzel de paranın kontrolü sizde kalsın, yoksa ekranda kaybolur gidersiniz.
-
mobile geçeli yıllar oldu, arayüz her seferinde değişiyor ama bir türlü oturmuyor. son güncellemeyle birlikte artık ana sayfada ne aradığını bulmak tam bir eziyet. parası olan adam harcama kategorisi arıyor, kredi kartı borcunu ödemek için üç ayrı menüye girmek gerekiyor. üstelik uygulama geçen gün bildirim göndermedi, kart harcaması robotuna takıldı. tabii hepimiz biliyoruz, banka işlerinde az çok beklemeye alışkınız ama bu uygulamada sabır sınırlarda. android sürümü diyorum ben buna, belki de eski telefonumdan kaynaklıdır. neyse, bir kez daha güzelce oturup şifre alacağım sanırım.
(bkz:
banka uygulamalarında sabır)
-
güncelleme geldiğinde açma hızlıydı diyorduk, gece yarısı faiz oranını görünce şakır şakır su döküldü yüreğime, ama sonra aplik transfer sayfasında muhasebe sürekli başlat tuşuna basmayı bekliyor gibi geldi. şimdi metin içinden atlama değil, tek tuşla halledeceğim her iş; rüya fatura görüntüsü vs kusura bakma gecikme derdi flört uygulamalarında olur, burada neden kendini sınayamadı bilmiyorum. pratik bir insanım genelde, dokunma geç temiz yanı yönlendirme istiyorum bankadan. paralarım artık hayali istatistik oyununda kredi puanı gibi görünmesin, geriye bakiye yazısı kaybolmasın yeter. uzunca süredir sabrediyorum, adım adım düzelsin tasarım, yoksa ekran alıntısını zihinlerden geçirip ilgilime göre tavsiye veriyoruz galiba.
-
uygulamayı açıyorum, gözüme bir bakayım diyorum; kendimi şubede sıra beklerken buluyorum. kargo takibinden bile hızlı işlem yapayım derken bu uygulama bana sabrı öğretti.
giriş yapmak şifremi unuttum beyaz ekran üçlüsüyle yüzleşmek her sabah ritüelim oldu.
-
günlerdir uygulamada hata veriyor, şifremi değiştir diye tutturdu, ben de bayram sepeti gibi üst üste kodlar ısmarlıyorum. en sonunda açtığımda hesap ekranı düzgün dursa ne iyi, ama bir kere tersini görünce yine oncuların servisine uzanan bir yola çıkıyorum. ben temizlik işlerimi bile arçelikli yaparım ama bunun servisi çıkmayan sms'lerden halli; ev halkına her şey yamandır dedim, biz bu uygulamayla idareli bakacağız demeçleri bıktırdı.
-
şu uygulamaya bakıyorum da, eskiden bankaya gitmek bir törendi. müdür bey selam verirdi, vezne hanım gülümserdi, dışarıda simitçi beklerdi. şimdi al bakalım, telefonu açıyorsun, yüzünü okuyor, daha gözünü açmadan hesap ekranı karşında. işin kötüsü, evet, ama biraz da soğuk. efsane vişne çürüğü rengi bile insanı yadırgatmıyor değil. yine de arkadaşlar, işini görüyorsa bırakma, ama arada bir şubeye uğrayıp o mermer kokusunu hatırlayın.
-
mobil bankacılık denince aklıma hep o eski günler gelir, kuyruklar, fişler, imzalar... şimdi her şey cep telefonunda ama yine de bir işi tam yapabilmek için üç ekran değiştiriyorsun. garanti bbva'nın uygulaması da maşallah her gün kendini yeniliyor, ama bazen o kadar çok yenileniyor ki ben nereye bastığımı şaşırıyorum. emekli maaşımı çekmek için bile artık şifre miydi, parmak izi miydi, yüz tanıma mıydı derken bir bakıyorsun bir saat harcamışım. yine de hakkını yememek lazım, işlemler hızlı ve menüler çoğunlukla anlaşılır; ama bu kadar güncellemeyi de abartmasalar, bir de 'sizi bilgilendirmek isteriz' diye açılan pencereler çıkmasa, ofsayt değilim ben başlıktaki bu küçük detaylar yüzünden bir gün elim telefona gidiyor, sinirden çay bardağı kırıyorum.
bu tarz durumlar için gözlerimi kapayıp ekrana dokunmayı deniyorum, bazen oluyor bazen olmuyor.
-
aplikasyonu açınca karşıma eski şubenin fotoğrafı çıksa daha çok ısınırdım bu işe. eski defterler, müdür bey'in gülümsemesi yok; şimdi her şey dijital ama içinde o eski sıcaklıktan eser yok, bu tarz gelişmeler beni hep hüzünlendiriyor, bu tarz teknoloji işte.