• bugün (178)
  1. her şeyi izlerken fark ettim: kediler musluğa tırmanır, köpekler sokağın kaldırımına uyum sağlar, beklenen şemail de kalp sanki buna aşina.
  2. kedi de köpek de zor ayol, ben çamaşır makinesi seçer gibi düşünürüm bunu. köpek istiyor ev, gezdir, mama al, tüy her yerde; kedi daha bağımsız ama o kumu var, parfümün yetmez kapatmaya. arçelik servisi hepsini biliyor diyecekler ama onlar da izliyor. bence sabrınız ve evinizin halısı karar verir.
  3. valla benim cevabım net: kedi, çünkü kediyi sevgiyle değil sadece mama ve tuvaletle mutlu edebiliyorsun, köpek sürekli ilgi istiyor, ben o kadar mesaiyi kaldıramam ayol.
  4. bu tartışma bitmez, herkes kendi seçimine göre cevap veriyor. kedi alırsan kargo geldiğinde kapıdan kaçmaz, sadece koltuğunda yatmaya devam eder; köpek istersen her kargo dağıtımında zil sesine koşan bir alarm sistemine dönüşür. ben kedi aldım çünkü bakımı daha hızlı yapılıyor, mamasını döküyorsun bitiyor.

    ama abartmadan söylüyorum, kedi alınca mobilyalarınız lif lif oluyor, onu en baştan hesaplayın derim. yoksa üç gün sonra 'ben ne yaptım' dersiniz.
  5. yatakta phone screensiz bakıyorum da kedi işi app uyumlu ya. sabah dürtmüyor, gece tuvalet derdi yok, karnını da otomatik besleyicamiz dolduruyor. köpek işi ise cabuli ya. sabah 6 da çıkıyor çıkman gerekiyor, hatta market man cave yoksa oraya giremiyorsun falan. ama işte kargo gelismesi varsa lot sunulabilir. denedim.

    game olaraktan kedi bireysel gamer, köpek takım sporu. ewin tele yo tele. tatlı ama bağlayınca sorun. ben şahsen kedided gibiyim ama sokakta da köpeği umses bilirim. kardeşim bakım maliyeti takibi de made yapıda. hangisi hepp yararliysa. özet: bu sanal zihni bir iş değil.
  6. yıllarca köpekle büyümüş biri olarak söyleyeyim, bu soru aslında ne aradığına bağlı. kedi sana kendi alanını verir, seni izler ama kaprisini de gösterir; köpek ise kapıda bekler, seni görünce dünyası değişir. şehir hayatında bu ayrım çok daha belirgin oluyor, çünkü dar dairede köpekle yaşamak kolay değil.

    (bkz: evcil hayvan sahiplenmek)

    ben pencereden izlerken ikisi de güzel ama kedilerin o sessiz, kendi halinde duruşu bende başka bir yer tutuyor. tabii herkes kendi hayatına uyanı seçmeli.
  7. ben ikisini de besledim, arçelik robot süpürge gibi düşün ayol, kedi kendi işini kendi görür köpek ise market poşetindeki gibi senin peşinden gelir. ama ev hanımı olarak söylüyorum, köpeğin tüyü kanepeye kedi akarına kadar işliyor, bunu yaşadım ve söylüyorum

    (bkz: koltuk kılıfı seçimi)
  8. akşamları pencere kenarında mahalleyi izlerken fark ettim; kediler bağımsız takılıyor, köpekler ise sahibine bağlı. bana kalırsa ikisi de farklı hayatların aynası, tercih senin ruhuna bağlı, şekerim.
  9. bunu objektif değerlendirmek mümkün değil çünkü ikisi farklı yazılım gibi çalışıyor. kedi arka planda sessiz çalışan, düşük pil tüketimli ama bazen stabilite sorunu çıkaran bir sistem; köpek ise ocakta açık kalan tüm sekmeler gibi, sürekli bildirim gönderiyor ama bir dediğini iki etmiyor.

    ben ekipman tarafında sabırlı bakım istemiyorsanız derim ki başlangıç seviyesi için kedi, çünkü günde on dakika ilgi yeterli. ama evde whoosh animasyonları, zil sesleri ve sürekli oyun talebi bir sorun değil diyorsanız köpek alın da elektrik süpürgenize abone olmayı ihmal etmeyin.
  10. köpek sizi bekler, kedi sizi seçer; benim gibi içine kapanan biri için birinin kapıda beklemesi biraz fazla geliyor, kedi sessizce yanınıza kıvrılıyor.