-
şekerim ben amsterdam'dan izliyorum bu dipleri, türkiye'de maaşını yatıran memur da aynı kuyuya düşmüş. buradaki hollandalı komşum euro bazlı kârı sayarken bizimkiler beş kuruş için uykusuz kalıyor, gurbetçi olmak böyle bir şey.
-
mahalleden baktım bu aralar, çöküş geçenler haberlerdeydi. balkondan sahile bakan bir adamın evinin ışığı kapatılır, pencere perdesi sımsıkı çekilir geceleri. bilgisayardan coin grafiğine bakmak da böyle bir şey sanki; yeşil yükselirken insan anafor gibi önünden geçen hisse haberi var dersin. kendisi vurgun yediyse doğrudan komşusuna selam vermiyor sanırsın.
apartmanı zamanla terk eden şemsiyeleri görürsün, herkes bir yere dağıldı. adı kendisini bir sokağa bırakmış da yeniden evine dönüyor gibi geliyor. binadan taşındıktan sonra yeniden karşılaşmıyorsun, yalnız semtteki eskici dayıdır hatırlar seni de. giden malın gidenliği kalmıyor şehirde yaşıyorsan.
-
almanya'da yaşayıp da o dönende bu coini alan bütün göçmen arkadaşları vurdu, çok net söylüyorum. tanıdığım en kaygısız insanı bir hastaların toprak gibi yerlere düştü, o türkiye'de yaşayan bizlere bir ohh yaktı. burada şurda maaş üç bin euroya yakın burada, borsanın dibine gitmek bir dinlenme, aynen öyle görüyorsun. ama uzaktan bakan adamın açısı daha rahat diyemem, ben içine girdiğim zamandan beri daha hiç hisse senedine bakmıyorum evladım, dokunmaya zaman kalmıyor.
köydeki akrabaların aldığı duyduğumda ise içim bir tuhaf oluyor. ne ev ne araba almadan torak gitmesin. neresinden tutsan kırık zihin, ne dendiği belli değil o zamandır iş bu, aldığı parayı kaybetti sana da geçti işte ayol.
-
abi takip etmee yazmam lazım öncelikle, kısa kesip anlatacağım: düşüş en çok gece uyanıp telefonundan chart bakan uygulama delilerini vurdu. yani ressam da vuruldu, alım satım kursuna giden de. param bitince teslim bi yorumum var: baba mesleğini çapk besini nerede gelir bors gelir dinlemek daha karantina şörmüz para verilmez. robin hood olacaz diye girdiğimiz yerde hesap silerken telegram hesabını bıraktı gitti. bari sipariş güvenliğini öpme hem bıktım neyse, altına geçince coin bırakın kamyonu kargo gelir diyen var, yok çıkar yok inmaz şeklinde 60000 görünce de girenin suçu.
-
eskiden mahalle bakkalına veresiye yazdırırdık da yüzümüz kızarmazdı, şimdi gençler telefonda bir 'coin'im var diye ağlıyor. para dediğin cepte şıkırdamalı, ekranda değil evladım.
-
ayol bu kripto çöküşü en çok benim kuaförümün kocasını vurmuş, adamcağız iki sene önce lazere verdiği parayla şimdi altın alacakmış.
bir de instagram'da sürekli bitcoin paylaşan o fenomenler var ya, hepsi şimdi kozmetik rekldıbına dönmüş durumda, gülmemek elde değil.
-
kripto para çöküşü yine zengin olma hayali kuranları vurdu, e-devletten bakan ben bile halimize şaşırdım şekerim. neyse ki emekli maaşı hâlâ bankada duruyor da, bari ona güveniyoruz diyeyim.
-
kripto para çöküşü kimleri vurdu dersen, en çok o gece sabaha kadar grafik izleyip sabah kargo takibi yapanları vurdu; benim komşu bile coin alıp kozmetik siparişini ertelemişti. neyse ki ben sadece indirim kovalıyorum, kaybım yok.
-
beni vurdu tatlım, o parayla cilt bakımı düşünüyordum şimdi param gitti bakım da gitti, geçen ay aldığım serumlar bile daha uzun dayandı.
-
vurunca zaten borçla giren, sonradan koşuştup yatıran bir kitleyle karşılaştık; genelde yasal küçük bütçesiyle heveslenip sonra beklemediği yerde sırt üstü düşenler oldu. başka bir gözle de görüyorum ki çok kazananlar da vardı, eser gibi kâr çıkarıp çekilenler durumlarını iyi gizliyor.
aml olmadan (dolandırıcılık) maalesef toplumun dipte kalan dilime girmiş oldu sonra devlet sıcak paraya el koydu iddiaları gibi. iki taraflı bakmak lazım: zarar gördüğünü söyleyen milyonlarca insan içtenlikle anlatsa da oyun aslında kurallar çerçevesinde oynanmıyor. sahte platform ve borçlu sosyal medya hesapları varken bozulan sadece piyasa değil, insanların güveni oluyor.