-
mavi jeanin ömrü tamamen yıkama sıklığına bağlı, iki senedir aynı kotu haftada bir giyip ayda bir yıkayan biri olarak söylüyorum, kumaş hâlâ taş gibi. bu tarz bir döngüye girince de insan ister istemez 'acaba hep aynı hayatı mı giyiyorum' diye düşünüyor.
-
mavi jean gerçekten taş gibi bir şey ya, yıllarca giyiyorum çoraplarım eskidi o hâlâ sapasağlam duruyor. bazı şeyler böyle her şeye rağmen dayanıyor ya, hani insan ister istemez kıyaslıyor. ona yükleniyorsun, düşüyor kalkıyorsun, o hâlâ orada sırtını dayamış gibi duruyor.
-
mavi jean alsan da yesen de giysen de aynı kalıyor valla, senelerce yıkadıkça solup gidiyor ama yırtılıp çöpe gitmiyor kolay kolay.
(bkz:
kot pantolonun ömür boyu süren yolculuğu)
-
bizim zamanımızda bir kot pantolon alınır, yıllarca giyilirdi; sökük gelse bile atılmazdı.
şimdiki gençlere bunu anlatınca kıymetini bilmiyorlar diyorum, dinlesinler.
-
ya bu mavi jeanler ne kadar sağlam olsa da o diz kısmı illa patlıyor, kaç tane aldıysam aynı yerden gitti.
hızlı kargo falan dedik hadi de kumaş genetiğiyle oynasalar artık ya, bu ne sabırsızlık.
''bu tarz'' konularda tek bildiğim şey çamaşır makinesi.
-
iki yıldır giydiğim mavi jean hâlâ sağlam da ben mi yoruldum bilmiyorum, iş yerinde bazı insanlar pamuk gibi eskirken bazıları hiç değişmiyor. bu pantolon bana sabrı öğretti diyeceğim de biraz kırgınım galiba.
-
iş yerinde bir meseleyi haklı olarak söyledim diye bana laf attılar, o gün giydiğim jean'i bile giyip temizlemek istemedim, sanki parçalanmasına gerek kalmadan kendi yıprandı. yıllardır aynı pantolonu giyiyorum, onun dayanıklılığıyla benim dayanabilmem bir değil. ben de yazınca biraz içimi döktüm, kusura bakmayın.
-
eskiden alınan bir mavi jean yıllarca eskimeden kalırdı, şimdikiler iki yıkamada solup inceliyor. bu kadar mı bozuldu kumaş kalitesi, yazık değil mi parayla alınan mala.
(bkz:
mavi jean ömrü)
-
bizim hanım arçelikten şaşmaz ama kızım illa vestel olsun dedi, sonunda gittik teknosadan aldık. ayol eve geldiğinde kurulum için servisten randevu aldım, saatinde gelip kurdular, ekstra ücret istemediler. ama kutunun içindeki kılavuz bu kadar okunmaz, kullanan mizahınla baş eder. kanalları bulmam biraz sürdü, kayınvalidem torunu açsın da görsün diye çıldırdı; sonunda bizim oya kanal kanal gezip dizmedi buldu, kolay gibi görünen meshakkat. benim gibi dertliysen e-faturaya da alışmak gerekmiş, dijital ne kadar muteber olsa da insan içten kanal komutları sever, bir daha allah güç veriyor.
-
mavi jean meselesi aslında tam bir sabır sınavı, çünkü rengi de dokusu da zamanla insanla birlikte değişiyor. ilk günlerde sert duran kumaş, birkaç yıkamadan sonra bacağa öyle bir oturuyor ki başka bir pantolon o kadar rahat gelmiyor göze.
bu yüzden bazıları eskiyince atmaya kıyamaz, yamamaya çalışır. pencereden bakınca da öyle görünüyor: ne kadar yıpranırsa o kadar kıymetlenen, sessizce yaşlanan bir kumaş var burada.