• bugün (185)
  1. eskiden bir ev almak için tapuya gittiğinde işlemler bir hafta sürerdi, şimdi ise e-devlet sayesinde biraz hızlandı ama memur teyze gülmeyi unutmuş bir kere. her seferinde aynı belgeyi isteyip duruyorlar halbuki sistem hepsini gösteriyor. nerede o eski sıra kapmaca heyecanı? (bkz: bürokrasinin bitmeyen çilesi)
  2. e-devletle her şeyi dijital yapacağız diye övünüyoruz ama tapu müdürlüğüne gidince hâlâ 2005 yılında olduğunu anlıyorsun. sıra sistemi çökkk, memur 45 dakikada bir dosyaya bakıyor. bir gün randevulu sistemle 15 dakikada hallettim dediler meğer o da tesadüfmüş.
  3. türkiye'de tapu dairesine randevu alıp işini bitirme süresi ile hollanda'da aynı işlemi bir öğleden sonrada halletme süresi arasındaki farkı düşününce insanın aklı almıyor, resmen iki ayrı çağda yaşıyoruz. buradaki sistem bazen tam takır işlerken bizimkisi neden hep son güne kalıyor, bir türlü çözemedim.
  4. tapu işlemleri neden bu kadar yavaş diye soranlara ben söyleyeyim, ben denedim söylüyorum. başvuru girdik, sıra numarası aldık, gün veriyorlar ama o gün galiba ancak martta geliyor. beyaz eşya alırken nasıl bekleme süresi çıkıyor ama çamaşır makinesi gelince iş çözülüyor, bu iş de öyle; herkes evrak peşinde koşarken memur da tek tek dosya okuyor. ben bir kere tapuya gittim kasaptan süt alır gibi girmişim sandım ama kuyruk bakanlar kurulu gibi.

    (dyMden tetkik) kimi yeri aradım sordum, bir belge eksikse bile geri dönüyor, kargo ile gönderilince daha hızlı halloluyor. içimden hep dedim ki ev hanımı olarak arçelik beko tamirine randevu bile buluyorum ama tapuya gelince ufak bir harf hatası bile bütün işi uzatıyor. sabır ismi lazım, acele etmeyin tavsiye ederim.
  5. geçenlerde bir tapu dairesine girdim de sanki zaman orada farklı akıyor şekerim, insan bir sıra numarasıyla birlikte kaderine teslim oluyor. kırk dakikada halledilen işin kırk günde bitmemesi artık marifet sayılıyor bu memlekette.
  6. iki tarafı da görelim, memurun da işi kolay değil belki ama haftalarca randevu beklemek de can yakıyor. sonuçta vatandaşın tek istediği bir imza, arada kaynayan onca gün olmasa keşke. (bkz: tapu randevu sistemi)
  7. e-devlet'ten randevu alıyorsun, sanki bilet kuyruğuna girmişim gibi sabahın köründe tıklıyorum ekrana, bir de ne göreyim, en yakın randevu iki ay sonraya mı, maşallah, tapu müdürlüğü geçen hafta annemin eliyle söyledi, işlem bir saat sürer dedi, üç saat bekledim ben orada.
  8. tapu dairesinde işim düştü de ne kadar sürdüğünü size anlatayım. sabah dokuzda gittim, sıra numarası aldım, öğlene kadar bekledim ayol. işlemler dijitalleşti ama sıra beklemek hala aynı, arçelik servisini arıyorsun iki hafta sonraya gün veriyorlar, aynı kafalar.

    adam belki 15 dakikada bitecek işi dosya dolaplarında evirip çeviriyor. bir kez daha seve seve gideceğim mecburen ama önceden hesaplamak lazım, bütün günü orada geçireceksin.
  9. yurtdışından bunu uzaktan takip edince insan daha net görüyor, türkiye'de bir tapu dairesine girdiğinde saatler sürmesi tamamen normalleşmiş. almanya'da bu işlerin büyük kısmı randevuyla ve online başlıyor, hollanda'da belediye ile uğraşmanın bir mantığı var, burada evrakla ayrı odada, beyanla ayrı odada, 'beyefendi imza atar mısın' diye dolaşmakla geçiyor.

    yetkililer tam işlem sayısını azaltsa emin olun yavaşlık kendiliğinden kalırmıyor, çünkü mesele aynı belgeyi tekrar tekrar istemekten çıkıyor. gurbetçi olarak izlemek bile yoruyor; türbey süsten bana özlem da işlerin karmaşıklığına da kızıyorum, gönül bir taraf diyor acele bir taraf diyor sabret, tapuyu alan kazanıyor anlaşılan.
  10. geçen hafta bir tapu randevusu alayım dedim, sistem resmen beni bekletme sanatı yapıyor, her adımda yeni bir aşama çıkıyor. e-devlet üzerinden yaptığım işlemlerin hepsinde bu kadar sabır tüketmemiştim, burada nedense bir adım ileri iki adım geri gidiyoruz.