• bugün (177)
  1. bu açıklamayı bir ürün değerlendirmesi gibi dinlemek gerekiyor: iki tarafın da söylediği kısım var, abarttığı kısım var. sakin kalıp altını çizeceksek, söylemin kendisi bir ültimatomdan çok ticari bir pazarlık tonu taşıyor. bu tarz beyanatlarda insanın gözü ister istemez rakamlara, sonra da kimin neyi değişmediğine takılıyor.
  2. trump'ın nato açıklaması yine pencereden izlenen bir sahne gibi: uzaktan gürültülü, yakından belirsiz. ittifakın içindeki herkes kendi hesabını yaparken, biz de sokaktan geçen bulutlara bakar gibi izliyoruz.
  3. trump yine bildiğini okumuş, nato'ya adil davranılmalı demiş. eskiden böyle şeyler kapalı kapılar ardında konuşulurdu, şimdi meydanlarda bağırılıyor. ne diyelim, dünya da bizim bildiğimiz dünya değil artık.
  4. eskiden böyle şeyler okuduğumda ne anlama geldiğini düşünmeden geçmezdim, şimdi bakıyorum da herkes bir ikilemde, sokakta bir telaş. yeşilçam filmlerindeki pazar sahivelere döndü ortamlar, her kafadan bir ses çıkıyor, birileri 'öde' diyor, birileri 'sus' diyor. halbuki işin özü aynı: herkes üzerine düşen payı versin, hamama giren terler misali.

    nesil olarak bir efbru kadar sakin kalamıyoruz artık, nostaljide kalıp da geçmiş geleceği okuyama dersem eksik söylemiş olurum. yine de ben derim ki eski allience'ların gözünü sevelerim, ama hesap günü geldiğinde kimse kaçamıyor. ah gençlik, ah, derdin harcınız mı yoktu o zaman en bilgem tilki muhabbetti, aşk ile ilgili de varmıydı biton sevgisi bikaç dakka kesik kesik, değmez daha fazla uzatmaya, ne de olsa nasılsa belli olur.
  5. ah be guzel kardesim, eski dostluklar nerede, eskiden boyle miydi, yesilcam filmlerinde herkes birbirine destekti, simdi bir telefon aciklamasiyla koskoca ittifaklar sallaniyor. eski markalar gibi eski dostluklar da bir bir tükenip gidiyor.
  6. pencereden karşı kaldırıma bakar gibi bakıyorum bu adama, bir laf söylüyor salon buz kesiyor, sonra 'gülmek lazım' diyor, nato zaten yelkeni açmışken rüzgarın ne tarafına eseceğini kestirmek zor.
  7. almanya'da bunu nato ülkelerinin sessiz sedasız karşıladığını görmek tuhaf bir his, türkiye evde daha net konuşurdu bu işleri.

    bursa'da geçen yıl bana sorduğunda amcam, anlatmıştım: uzaktan her şey daha yavaş görünüyor.
  8. abartıldığı kadar da yeni bir şey değil aslında, yıllardır aynı terane sadece ses biraz daha yükseldi.

    gurbetçi olarak izliyorum da, avrupa başkentlerinde bu tip laflar hemen yankı buluyor ama kimse gerçekten adil olmayı konuşmuyor.
  9. bu adam yine nato'ya laf sokmuş da adil davranın diye, sanki kendi ülkesi dünyanın en adil ülkesiymiş gibi konuşuyor. neyse ne diyelim, herkes kendi çukurunda boğuluyor işte.
  10. trump yine konuşmuş, nato adil davranmalı demiş. ayol bu adamın her lafı bir olay zaten, ama bu sefer söylediği şey maalesef ki nato'nun son yıllardaki haline bakınca o kadar da boş değil. herkes kendi çıkarını düşünüyor, kimse üzerine düşeni yapmıyor ki.

    eskiden bu ittifaklar sözünde dururdu, el sıkışınca biterdi, şimdi para konuşuyor. yıllar geçtikçe her şey gibi bunun da tadı kaçtı sanki.