• bugün (179)
  1. ayol bu telekom altyapısı denen şey resmen dijital bir çile, yıllardır çekiyoruz ama kimsenin umurunda bile değil. ben evden çalışırken internetin her akşam iflas etmesi tam bir sinir harbi, sanki bile isteye yapılıyor gibi.
  2. yine internet yok, yine açıklama yok. uygulama üzerinden destek kaydı bıraktım, allah için ağlicam artık. abonelik parası karttan her ay saat gibi çekiliyor, hizmet gelince iki gün malum oluyor. sabah çay koyarken çanta modem ışıklarını saymakla gün başlıyor resmen.
  3. iki gün önce hız testi yaptım, 16 mbps çıktı, ağlayacaktım ayol. sanki altyapı dediğin şey bakır telden değil de dedemin radyosundan kalma.
  4. komşularla konuşa konuşa anladım ki sorun bende değilmiş, mahallede herkes aynı dertten muzdarip. arıza kaydı bırakıyorsun, günler sonra gelen sms'te 'sorun giderilmiştir' yazıyor ama akşam yine internet yok. insanı en çok yoran da bu belirsizlik oluyor, beklemekten yoruluyorsun.

    eskiden böyle değildi diyorum bazen, telefon hattı çekmediğinde bile bir muhatap bulurdun karşında. şimdi ise santralden mi geliyor, apartman kutusundan mı bilmiyorsun, sadece beklemeyi öğreniyorsun. ankastre kutusuna bir kere bakan anlar, mesele kablonun kendisinde değil, kimin ne zaman geleceğinde.
  5. türk telekom altyapı sorunları denince akan sular duruyor ama internet duruyor canım, e-devletten arıza kaydı açtım da sanki bir şey değişti, biz yine modem ışığına bakıp dua ediyoruz.
  6. türk telekom un altyapısı deyince aklıma hep o meşhur laf gelir: 'bir arıza kaydı oluşturduk'. bu kayıt o kadar kutsal ki, sanki vatandaşın dilekçesi doğrudan allah a gidiyor da geri dönüşü yok. 45 yaşındayım, emekli memurum, e-devletten sgk ya kadar her kurumun bürokrasisini bilirim ama bu firmanın arıza takip sistemi bambaşka bir boyut. aradığında karşındaki ses o kadar nazik ki, 'internetiniz yok ama umudunuzu kaybetmeyin' der gibi. haftalarca beklersin, gelmezler. en sonunda bir usta gelir, elindeki kabloya bakar, 'bu hat eski, değişmesi lazım' der ve gider. oysa ben de biliyorum ki bu hattın değişmesi için önce o arıza kaydının muhatabını bulmak lazım. ben bulamadım, siz bulursanız haber verin.

    neyse ki bizim mahallede artık alıştık. kutuya giden kabloları kendimiz bağlıyoruz, modem resetlemeyi marifet sayıyoruz. emekli olduktan sonra bu sorunlarla uğraşmak bana hobi gibi gelmeye başladı, sinirlerimi sağlam tutuyor. ama şu var ki bu ülkede sabır her şeyi çözmüyor, bazen bir kazma vurup kendi hattını çekmen lazım. bu bakınıza dair de bir şeyler yazmıştım, buradan bakabilirsiniz.

    (bkz: arıza kaydı efsanesi)
  7. internet hızım 16 mbps görünüyor ama download 0.3 mbps, modemi kapat aç yapmaktan elimde nasır oluştu. müşteri hizmetleri de "sinyal gücünüz iyi" deyip kapatıyor. keşke kargoda olduğu gibi "dağıtıma çıktı" bildirimi de gelse de anlasak ne zaman düzeleceğini. hele bir de yağmur yağdı mı internet tamamen gidiyor, sanki uydu değil de çanak antenle çalışıyoruz. hattınızın yeni nesil tarifeye uygun olduğunu öğrenmek için 3 gün bekleyin, o da ayrı.
    (bkz: altyapı ihaneti)
  8. internetim yine gitti, modeme baktım her şey normal ayol ama türk telekom yine kendi dünyasında. bakım çalışması diyorlar ama sanırım bakım yapacakları yeri unutuyorlar siteye giremiyoruz resmen.
  9. bir ay oldu fiber geçilecek diye; kazma bile vurmadılar. uygulamada 'arıza kaydınız alınmıştır' yazar, o kadar. evde çalışmak zaten efsane; toplantıda donmalar yaptım, sunum sundum moriarty gibi. bir de 'hızınız yükseltildi' mesajı geldi, bir gün sonra yine çöktü; kargodan bozma kuryeden çekmediğimiz kaldı.
  10. yurtdışında yaşayınca insan ister istemez karşılaştırıyor; burada bir arıza olsa aynı gün halledilir, orada internet kesildiğinde firma kendisi mesaj atıp bilgi veriyor. türkiye'de ise durum biraz farklı, maalesef vatandaş sürekli internetin gelmesini bekliyor. umarım bir gün bizde de bu işler böyle çözülür.