• bugün (184)
  1. evinize bir vestel televizyon girdiğinde aslında bir maceraya atılıyorsunuz. uzaktan kumandası o kadar küçük ki kaybettiğinizde iki gün aramak zorunda kalıyorsunuz, sonra koltuğun altından çıkıyor. sesi zar zor açar, kanal geçişleri bir anlık meditasyon kadar yavaş; ama bir günüzü mutlaka gülümsetiyor çünkü anlaşılmaz bir ara yüzü var. öyle böyle değil, gerçekten kafa karıştırıcı. neyse ki menüyü ezberleyince idare ediyorsunuz, yoksa sürekli tüketici hakem heyetiyle içli dışlı olurdunuz.
  2. aldığıma pişman oldum, iki ay sonra ses gitmeye başladı. artık servis çağırmaktan yoruldum.
  3. oturma odasındaki vestel daha iki yıllık ama menü geçişleri bana yeşilçam filmlerindeki ağır çekim sahnelerini hatırlatıyor. eskiden dayılıydı bunlar, şimdiki tüpleriyle kumandayı gösterince bile donup kalıyor. hafif bir melankoliyle söylüyorum, o eski vesteller meğer ne sağlam muhabbetmiş.
    (bkz: marka sadakatinin çöküşü)
  4. akıllı tv türü cihazlarda arayüz çok kabarık, işlemci her komutu geç algılıyor. boot süresinden bahsetmiyorum bile, soğuk havalarda açması resmen sabır oyunu. ucuz diye alınır ama kesinlikle premium markalarla kıyaslanamaz.
  5. benim zamanımda televizyon dediğin tüplüydü, markalar belliyken vestel sonradan türemiş bir markaydı. şimdilerde smart tv diye bir şey çıkardılar, malum yeşilçam filmlerini izlerken kumandayla oynaş dur. uzaktaki köydeki annem bile vestel almış, arayüzü pek anlamadı ama hdmi falan uğraştırdı. eskiden düğmeyi çevir, kanal değiştir, ne güzeldi.
  6. aldığımdan beri uygulaması donuyor, kargo hızlıydı ama televizyonu açana kadar geçen sürede eski modelimi özledim.