-
düşünüyorum da bir imza için bu kadar para ödenmesi akıl alır iş değil, e-devlet varken hala bu zorunluluğun olması da ayrı bir komedi.
-
canım notere gidiyorsun, bir imza atıyorsun ama fatura sanki araba alıyormuş gibi geliyor. devletin belirlediği tarife var diyorlar ama o tarife de insanı güldürüyor. imza başına bir servet ödüyoruz resmen.
-
şimdi gittim bir vekaletname çıkarttırayım dedim, adamlar sanki altın kaplama kağıt kullanıyor. bir imza için üstelik o kadar para alınca insan ister istemez düşünüyor, acaba bu ücretlerin bir standardı var mı diye. yoksa her noter kafasına göre mi belirliyor fiyatı? bir de o sıcak ofislerde beklerken insanın içine bir sıkıntı çöküyor, alsana bir marjinal fayda hesabı.
-
gidiyorsun bir imza için üç kuruşluk işlemciğe üç haneli rakam ödüyorsun, sonra da devlet memuru gibi iş güvencen olsun istiyorsun, allah akıl fikir versin. (bkz:
noterlerin lüks hayatı)
-
her sene tarife değişiyor ama yine de cep yakıyor. imza başına 60-70 lira alınca adam düşünüyor acaba bu sözleşmeyi notere götürmeden halletmenin yolu var mı diye. aslında e-devlet üzerinden de yapılabilecek çoğu işlem de direniyorlar, işte o ayrı mesele.
-
almanya'da bir imza 10 euro, burada bir harçla rahmetli oluyorsun.
-
d&r mağazasında 650 liraya satılan ürüne 2700 lira harç ödeyince insan haklı olarak tepki gösteriyor. diyorum ki devlet bu işi biraz dijitalleştirsin, imza e-imza olsun da noterde gırtlağımıza basmasınlar.
-
şu hayatta en kolay iş noterlik ama aldıkları para sanki dünyanın yükünü taşıyorlar. bir imza için cüzdanı yakan bu sistem karşısında insan sadece iç geçiriyor.