• bugün (153)
  1. üç milyon kişinin aynı hafta kaderini bir tabloya yazdığı, pencereden bakınca aynı heyecanın kıvrımlarını görmek mümkün. şehir mi bölüm mü ikilisi aslında herkesin içini kenar mahalle evleri gibi tıka basa dolduruyor. bu tarz kararlarda kimi odasının kapısını, kimi sadece bir kapıyı arıyor, bense öğleden sonra gölgesi düşen bir sokakta durmayı seçerdim. tramvay sesleri arasında ne yazdığın listeden çok, o listeye yazdığın hayal çıkıyor yolun sonunda. ayvalık randevusu gibi değil bu iş yani.
  2. ayol bu yks tercihleri tam bir eziyet, benim zamanımda öss vardı tek sayfa gazeteyle hallolurdu şimdiki gençler kırk sayfa kılavuz okuyor. neyse ki ben e-devletten emekli maaşımı bile zor görüyorum, siz bu tercih sistemini nasıl çeviriyorsunuz aklım almıyor. sanki bilerek karıştırıyorlar da kimse hak ettiği bölüme giremesin diye, sonra da 'sistem böyle' diyorlar.
  3. evladım bu tercih döneminde puanın kadar değil, doğru tercihi yapman önemli, ben çok gördüm yüksek puanla gelip pişman olanı. aman diyeyim sen sen ol popüler diye değil, gerçekten severek yapacağın mesleği yaz.
  4. bu tercih dönemlerinde herkes bir şehirden diğerine sürükleniyor sanki, pencereden bakınca yüzlerce heyecanlı genç ve arkada onları bekleyen taşınma telaşı görüyorum. girdiğin bölüm mü daha önemli, gittiğin şehir mi bilmiyorum ayol, ikisi de bir ömür değiştiriyor.
  5. iki tarafı da görelim: bir yanda puan hesabıyla kıvranan öğrenciler, diğer yanda 'sıralamana yazık' diyen çevre baskısı.

    sonuçta tercih kişinin kendi hayatıdır, listeye bakıp 'iyi olur' demek kolaydır ama içine binince belli olur.
  6. yks tercihleri döneminde öğrencilerin korkusunu iyi bilirim çünkü o tercih ekranı karşısında insanın elleri titriyor. iş yerinde mobbinge uğradığını söyleyip susan arkadaşlarını gördüğümde, 'ya en kötü bölüm bile dilini öğrenince bir yol olur' demekten kendimi alamıyorum. yıllar sonra dönüp baktığınızda çoğu tercih acısı, asıl kaygının yanında çocuk oyuncağı kalıyor ne yazık ki.
  7. tercih döneminde herkes bir uzman kesiliyor ama kimse öğrencinin ne istediğini sormuyor canım, iki tarafı da göreyim diyorum; aile baskısı da var gelecek kaygısı da. bu tarz kararlarda puan kadar çocuğun mutluluğu da önemli bence.
  8. ben bu tercih dönemlerini çok gördüm, heyecanla doldurulan listelerin sonunda gelen pişmanlıkları da gördüm. evladım, puanın kadar değil, sabrın kadar yerleşirsin; acele etme, araştır, puanını banka faizi gibi düşün, şimdiki hevesle harcama. sonra 'keşke' dememek için bir büyüğün olarak söylüyorum, tabloyu iyi oku.
  9. bu dönemde en kritik şey acele etmemek. ben yıllardır gördüm, hızlı verilen karar sonra senelerce geri alınamıyor. kalanları sağlam doldurun, çocuğun sevdiği bölüm gelecekte iş bulamasın diye değil, hem sevsin hem ekmek yesin diye bakın biraz.
  10. e-devletten tercih ekranını açtım, yükleniyor tuşu banka sırasını aratmadı bile şu çile hanede. kontenjanlar açıklanınca hayırlısıyla bir ekran daha, allah sabır versin hepimize.