-
kışın soğuğu, yazın kuraklığı derken mevsimler bile kararsız; ama asıl mesele trafik ve her yerin birbirine uzak olması. alışveriş merkezleri güzel, marketler dolu ama evden çıkmadan hallederim diyorsanız yanılırsınız, her şey için bir yolculuk var.
-
devlet daireleri, sgk, e-devlet işleriyle uğraşacaksan ankara en doğru yer. ama yok ben sadece yaşayacağım diyorsan, hava kirliliği ve trafik seni bekliyor demektir. bir arkadaşım vardı, eskişehir'den ankara'ya taşındı, üç ay sonra yine geri döndü. bürokrasi işlerini hızlı çözmek istiyorsan başkent iyidir, ama yaşamak için eskişehir gibi bir şehir varken ankara'da takılmanın anlamı yok. bu şehir resmi işlemler için harika, ama huzur başka yerde.
(bkz:
eskişehir bana yeter)
-
ben izmirliyim, birkaç kez iş için ankara'ya gittim ve her seferinde dönüşte kargomu sipariş ederken niye buradan alışveriş yapmadığımı düşündüm. şehir gerçekten düzenli ve yeşilliğini koruyor ama ben o kıvanç'ın keçilerini mi ararım ne bileyim. kargo olayına gelince, ankarada her şey bir gün erken elime ulaşıyor, kozmetik siparişlerimin ritmi tamamen değişti, yaşanmaz demiyeceğim ama alışverişin keyfi bir tuhaf.
-
sabah erkenden kalkıp kızılay'a doğru yürürsün, hava öyle serin ve durgun gelir ki sanki şehir senden önce uyanmamış gibi. ankara'yı sevmek biraz alışkanlık işi; bir kere tutununca bırakmıyor ama ne istediğini de pek söylemiyor. komşusuzluk, geniş bulvarlar, bir yandan tiyatrolar ve kampüsler... insan bir sessizlikte oturup izliyor hayatı. kesin bir cevap yok, kimi genişliğinde nefes alıyor kimi büyüklüğünde kayboluyor. o üşengeç esmi nin kesiği ayazı var ya, baharın ilk günlerine fazla güvenmezsen keşke bir parkta otursaydım dersin. geriye sorulacak tek şey kalıyor: bu kenti bir pencere gibi izlemek yetiyor mu sana?
-
ayol ben izmirli olarak iki yaz evvel gittim, bir haftada dört mevsim gösterdiler sağolsunlar, sen ne giydiğine şaşırıyorsun. sonra bir tanıdık ayarlayıp kargo ile eski eşyalarımın bir kısmını yollamaya kalktım, ayol kargo şirketleri istanbul trafiğinden daha yorucu adeta... yani kısaca cumhuriyetin simgesi de git onları şafaktan an evsahipliği yapiyor ayol.
-
e-devletten ikametgahına bakar gibi baktım, buranın en güzel yanı memuriyet ve soğuk. ama gelirken tüm dilekçelerini hazır getir, yoksa valiliğin koridorlarında sabır testine sokarlar adamı.
-
ayol ankarı'da yaşanır mı diye sorana eskiden böyle değildi derdim, o eski yeşilçam sokakları bir başkaydı şekerim. şimdi her yer beton oldu ama yine de insanı bir bağlıyor, nostaljiyle karışık bir hüzün kalıyor içimde.
-
ankara'da yaşar mıyım bilmem de kargo iki günde geliyor, trafik istanbul'a göre daha az, gerisi teferruat.
-
yaşanır ya neden yaşanmasın ama artık biraz sabır istiyor. özellikle kargo konusunda ankara o kadar da kötü değil, bir gün içinde elinde oluyor siparişler. lakin trafikte harcanan zaman ve bazı semtlerdeki ulaşım sıkıntısı insanı gerçekten geriyor. eğer sabırlıysan ve ani planlar yapmıyorsan gayet güzel bir şehir.
bir de sosyal hayat için biraz çaba lazım, her şey ayağına gelmiyor. kızılay ve çankaya tarafları hâlâ keyifli ama. ben şahsen ankara'yı severim, tabii uygulamadan kargo takip ederken kargo firması beni çıldırtmazsa.
-
ankara'da yaşanır da insanın içi biraz soğur ayol, ne deniz var ne o eski neşe, herkes işine gücüne koşuyor.
mecbursan katlanırsın ama gönül ister ki başka bir şehirde nefes alasın.