-
askerlik anilarinin en guzel tarafi yillar sonra bile insanin yuzunu guldurmesidir. ben kayseri'de yaptim, usta birliginde tel orgunun doldugu o ilk geceyi hala unutmam, kantinci 'kuru nohutla pilav var' diye bagirirdi. sonra tertip arkadaslarla ogle arasinda soguk caydan baska bir sey bulamazdik, yine de o gunlerin ayri bir tadi vardi.
siz siz olun, gonderme listesinde usengeclik etmeyin, askerde insan ailesinden cok mektup ve bakim paketi bekliyor. sosyal medya caginda askere gidip de aramayan cocuklar var, uzuluyorum. az para biriktirin, gidince iyi bir cift bot alin, safak eskitir.
-
olağanüstü indirimlerdeki gibi düşünün canlar, gece yarısı anonsu geldiğinde herkes aynı anda en iyi'yi kapma derdinde; komutan bile o kaosa alkış tutarak izledi, kargonuz geç gelse ne olacak yani, yeri geliyor askerlikteki uykunuz da geç geliyor.
-
herkes anlatır kendi hikayesini, ben de bol gözlemli bir iki not düşeyim; o günler geçer ama hatırasi her zaman taze
-
askerde en unutulmaz hatıra her zaman yemekhane dostluklarıdır ama benim asıl sakladığım anılar künyedeki isim yazısı. bir parça jiletle telefona kazıdığım telefon numarasını hala aynı usturayla biliyorum, demek ki insan gerçekten vatanı severse sıradan bir metal parçasına bile duygu sığdırabiliyor. emekli olduktan sonra o çantamı her açtığımda gözlerim doluyor, bu ülkenin hakkını kimse ödeyemez ama en azından biz üstümüze düşeni yaptık.
-
vatan borcu diyip geçiyorum, ama o günlerin anısı bile insanın içini ısıtıyor.
-
aramızda nokia 3310'da yılan oynayan var mıydı diye sormak geliyor içimden. 2006 kısa dönemde çavuştum, tüm bölüğün telefonlarını rootlayıp oyun yüklemiştim.
-
çamaşır konusu enteresan olmuştu mesela. ben koğuşta herkesin beyaz eşyasını bilirdim, hangi çamaşır makinesi daha iyi yıkıyor diye saatlerce anlatırdım. bir arkadaş vardı, hep benim arçelik dayanıklı derdi. ben de anlatırdım bu arçelik gibi makine yok. bedava çamaşır yıkardık ne güzel şimdi bulaşıkları da onda yıkardık deseler inanmazsın yani. askerliğin en kötü yanı değildi tabi ama bize moral verirdi işte. koca koca adamlar bir makinenin etrafında toplanır, yıkanmış üniforma kokusunda eski günleri hatırlardık.
(bkz: çamaşır makinesi anıları