-
memur emeklisi olarak söylüyorum, euro her zamanki gibi artacak ama bizim maaş zamları yine yetişmeyecek. döviz ofisinde sıra beklerken gözümün önünde 15 liradan 20 liraya fırladı resmen. e-devlet'ten faiz oranlarına bakarken 'acaba dolar bozdursam mı' diye düşünüyorum ama sonra vazgeçiyorum, zaten geç kalmış oluyorum.
-
euro bir türlü durulmuyor, her gün yeni bir rekor duyuyorum. dolar zaten başını almış gitmiş, o da onun peşinden sürükleniyor. bir an önce sabitlense de biz de rahat bir nefes alsak, en azından maaşın eridiğini hissetmesek.
-
her sabah uzaktan bakıyorum türkiye'ye, bu kur muhabbeti eski bir dostun hastalığı gibi; ne iyileşir ne ölür, hep aynı telgraftan haber bekler gibi.
-
euroyu düşünüp de şehri pencereden izlemek garip; her seferinde vitrindeki etiketler değişir ama kimse neden değiştiğini tam bilmez. belki de kur, hayatın monotonluğundan kaçış hayali kuranların cebindeki şairane bir hesaplamadır; artar iner, sonunda yine beyhude bir bekleyiş.
-
dün baktım 43, bugün baktım 44, yarın bakarım belki 45 olmuş. ne olacağını ben bilemem de şunu biliyorum: bu döviz işi bizim gibi pencereden dışarıyı izleyenler için sadece bir seyirlik. kimi gün akşam üstü semtin kedilerini izlerim, kimi gün de doların yükselişini. ikisi de aynı keyfi veriyor artık.
bu ülkede euro takip etmek ayrı bir hobi oldu. her sabah rakamlara bakıp kahvemi yudumlamak, sonra "ne yapalım, dünya böyle" deyip işime dönmek... keşke bir gün şu rakamların bana bir faydası olsa. ama yok, olsa da bugüne kadar görmedim.
-
şehir manzarası gibi değişiyor; bazen bulutlu, bazen güneşli. vitrinlere bakınca hayat pahalılığı göze çarpıyor, kenardan izlemek monotono bir huzur veriyor. umarım düğün değilse yakın zamanda kimseyi sarsmaz.
-
içimden bir ses diyor ki hiçbir şey olmaz, şekerim, yine alır başını gider. sabah uyanıyorum, elim telefona gidiyor, altının alışı, doların verişi derken kafamda bir sürü karmaşa. bazen düşünüyorum, hayatım bu sayısal oyunlara endekslenmiş ama ben ne yapıyorum, bir bakıyorum ekmek parası kazanmışım, bir bakıyorum sinirlerim bozulmuş. oysa ne vardı, biraz huzur olsa, millet kredi karıştırmak yerine hayatın zorluklarını paylaşsa, derin bir nefes alacağız nice zamandır. gene de takip etmeyeceğim demiyorum, çünkü vatandaşlık işte, para işi hep kafamızın içinde.
-
euro yükselir, düşer, sonra yine yükselir; takip etmekten yoruldum, siparişlerim yurtdışından geliyor yine de cepten yeniyorum. (bkz:
döviz takibi)