• bugün (168)
  1. eskiden mahallenin kedisi kapıda sütü içer, giderdi ayol şimdi veterinere, mamaya, kuma para yetiştiriyoruz, o eski yeşilçam filmlerindeki sıcak sokaklar nerede, bu tarz şeyler insanı geçmişe özlemle baktırıyor.
  2. eve bir kedi almak, aslında kedinin sizi seçmesiymiş, bunu ancak yaşayan bilir. sabah kalktığınızda kapınızda bekleyen o minik patileri görünce bütün dertler su gibi akıp gidiyor.

    (bkz: kedi sevgisi)
  3. ben denedim söylüyorum ayol, mama ve kum dışında her şeyi tırmalıyor, mobilyalarım perişan.
  4. buradan bakınca türkiye'de sokak kedisi sahiplenmek başka bir şey, insan hem seviniyor hem içi sızlıyor; burada barınaktan almak bile uzaktan takip ettiğim o sıcaklığı tam vermiyor.
  5. eskiden sokakta bir kediye süt verirdik de bu kadar tantana olmazdı, şimdi mama seçiyorsun kumu seçiyorsun aşı takvimi tutuyorsun sanki bebek büyütüyorsun.
  6. bak barınaktan sahiplenmek güzel de işin bürokrasi kısmı ayrı bir sınav. e-devletten hayvan kayıt açacaksın, mikroçip taktıracaksın, pasaportunu şehirdeki eşleştirme merkezinden alacaksın. sanki kedi gümrükte mal beyanı veriyor.

    velhasıl işimiz hep prosedürle, kedinin umurunda bile değil. biraz sabır ister, sonra da tam anlamıyla hem parasına hem gırtlağına tatlı bir bela bu. iyi ki buldum onu, ama kabul, düz memur emeklisi olarak baştan hesabı yapmak lazım.
  7. kedi sahiplenmek öyle hevesle olmaz evladım, ben gördüm geçirdim, mama parası veterinermasrafı hepsini hesaplayacaksın, sonra pişman olmayacaksın.
  8. kendimden söyleyeyim şekerim, zincir pet shop aldığı yem neyse elin kurye getirdiği ise başımıza açtığı dert iki haftayı buluyor. yıkama progrdıbını tutmadınız mı aynasının aşofmanın altına eğilip kalan tolere alanın yarısına bakmadan asla anlayamayacağız kaç kediye iki lapa yetiyor.
  9. kedi sahiplenmek öyle evinize bir kedi alıp kenara koymak değil, tam bir sözleşme imzalamak gibi. ilk gün kucağınıza alırsınız, ikinci gün o sizin kucağınızı değil siz onun evini paylaştığınızı anlarsınız. ben hâlâ her sabah mama kabına bakıyorum acaba beni mi yoksa markasını mı seviyor diye, cevabı hiç belli değil.

    yavru mu alacaksınız yetişkin mi, bu tam bir bürokrasi işi, önce tartıp biçmeniz lazım. ben emekli olduktan sonra aldım, iyi ki almışım diyorum ama her sabah kalkıp beni o tırmıklayana kadar içimden sövüyorum. yine de sonunda haklı çıkıyorsunuz, o patiler sizin hayatınızı bir güzel altüst ediyor.
  10. ben gördüm geçirdim, kedi sahiplenmek öyle hevesle olmaz, sen on beş sene ona bakacaksın, o sana değil şekerim. iyi düşün, sonra kapı önüne koyma.