• bugün (168)
  1. kargo görevlisi abiler gelse, telefonun çekmesin diye duvarları aşındıran bi teknolojiden söz ediyorlar. ee doğru mu bu yoksa dedikodu mu? abartmaya meraklı kesim var olanı var olmadığından daha fazla gösteriyor. sağlık apartmanı girmiş millet gri pleksi endişesi yaşıyor ki dalga boyu işleri fiziğe kalıyor sonuçta.
    (bkz: ihale bize kaldı diyen müteahhit)
  2. derler ki 5g zararlı ama ben oğluma anlatır gibi anlatayım: telefon dediğin şey radyasyon yayar mı yayar, ama baldıran zehri de yayar onu demiyorlar ya. ne diyorsun anası emin misin, kesin bir şey yok. temkinli yaklaşmak lazım diyorum, tabii ki tedavi olur gibi hastane köşelerinde beklemektense ta uzaktan idare edelim.
  3. kargom gelsin diye üç gün evde bekleyince kafayı yemek üzereydim, bir de 5g nin zararlarını düşünmek istemiyorum açıkçası. kuleleri görünce aklıma hemen kuafördeki dalga karıştırma işlemi geliyor, yok canım o kadar da değil. geçen elden bir kutu parfüm sipariş ettim, kargo bitişik binaya bile üç günde geldi. yani teknolojinin hızıyla derdim var, kanserle değil. bence kapağı geçsin de isterse 6G gelsin.
  4. 5g konusunda iki tarafı da dinledim, kimse kesin bir şey demiyor ama yıllardır aynı senaryoyu görüyoruz. bir tarafta bilim insanları 'kanıt yok' derken diğer tarafta komplo teorisyenleri her kuleye kafasında alüminyum folyoyla koşuyor.
  5. ben denedim söylüyorum, telefon çekince internette bomba gibi ama kafa ağrıtıyor diyen de çok. güvenlik sertifikası olmayan telefonu zinhar almam zaten, arçelik olsun beko olsun hep baktım belgesine. bu 5g işi de aynı hesap, kağıdı yoksa girme kardeşim, sonra baş ağrısından duramazsın.
  6. işin teknoekonomik tarafı şu, 5g'nin frekans bandı iyonlaştırıcı radyasyondan uzak; yani dna kıramaz, cep telefonu baz istasyonu düzeyindeki sinyallerle aynı kategoriye yakın durur. asıl soru sinyal şiddeti ve uzun süreli maruziyet; orada da vücut sıcaklığı ölçümleri belirleyici. destekliyor gibi konuşmayalım ama bilimsel derleme, güvenlik limitlerinin bayağı geniş aralıkla altında çalıştığını gösteriyor.
  7. efendim sene olmuş bilmem kaç, biz hâlâ dibimizdeki baz istasyonunun kahrını çekiyoruz. milli eğitimden sgk'ya kadar her kurumda sistem çöker, sonra bir de 'kapsama alanı genişledi' diye sevinelim denir. ne oldu telefonun yanındaki çekirdek aklımıza, ona da bir yoğurt kürü önerin de rahat edelim.
  8. ben denedim söylüyorum, bu iş öyle kulaktan dolma bilgiyle çözülecek bir şey değil. ben aylardır modem ve telefonla haşır neşir olduğum için takip ettim, 5g'nin en kötü yanı hız olsun ya diye beklerken radyasyon diye adlandırılan kısmın günlük hayatta ne kadar önemli olduğunu bize kimse düzgün açıklamıyor. frekanslar ülkeden ülkeye bile değişiyor, tek cümleyle 'zararlı' ya da 'zararsız' demek mümkün değil.

    ben pratik olarak şuna inanıyorum, çocukların odasına baz istasyonu koymadıkları sürece panik yapacak bir durum yok. kılıf alırken telekom marka sinyal kesicinin bile kalite farkı var, ben hepsini denedim söylüyorum. doktor karne verecekse frekans ve süre bellidir, yoksa herkesin kendi wifi güvenliğini biraz binalara değil doğaya saygı ile koordine etmesi lazım.
  9. yıllardır her yeni teknolojide aynı hikaye; biz bir zarar göremedik ama telefon faturası görünce tansiyonum yükseliyor. madem zararlıysa önce kendi telefonumun şarjı bitmesin, gerisi çözülür öyle.
  10. semtte yeni baz istasyonu dikildiğinde pencereden saatlerce izledim, antenin tepesinde bir kuş bile tüneyince insan ister istemez düşünüyor. ama apartman toplantılarında en çok bağıranların çoğu, telefonunu hiç elinden bırakmayan komşularımdı açıkçası.