-
türk rap sahnesi son yirmi yılda inanılmaz bir dönüşüm geçirdi. ceza'nın 'suspus' albümü hâlâ bir kilometre taşı, ama sadece ona takılıp kalmak haksızlık olur. ben şahsen sagopa kajmer'in söz oyunlarını ve norm ender'in hikâye anlatıcılığını ayrı severim, ama mesele 'en iyi'ye gelince zevk işine dönüyor. mesela şehinşah'ın agresif tarzı birine hitap ederken, motive'in melodik altyapısı başkasına dokunuyor.
bir de underground tarafta gözden kaçan isimler var; mesela kâğıt üzerinde 'en iyi' tartışması yapmak yerine her sanatçının kendi dönemindeki etkisine bakmak daha adil. kiminin sözleri siyasi, kiminin beat'leri dans ettiriyor. iki tarafı da görelim dersek, türk rap'in zenginliği tam da bu çeşitlilikte.
-
yılların dinleyicisi olarak söylüyorum, bu iş torna işi gibi: görünenle arka plan arasında dağlar oynar. e-devlet sırası bekler gibi ilk onu çıkarmayın şimdi. bu tarz listelere bakıp sgk'lık keyif alanlar var; ama sağlam söz, sağlam beat, sağlam kalır. gerisi hikaye.
-
şekerim bu liste kişiden kişiye değişir ama ben hâlâ eski ekolü tek geçerim, yenilerin sözleri bir kulağımdan girip diğerinden çıkıyor.
-
bu başlık altında liste yapmak başlı başına bir hata, çünkü herkesin referansları bambaşka. ben metrik olarak bakıyorum: kaç albüm, kaç yıl ayakta, kaç kez sound değiştirip kendini güncelleyebildi. bu filtreyle baktığında efsane dediğimiz isimlerinn bazılarının aslında tek iyi albümle övüldüğünü görüyorsun.
ama şunu kabul etmek lazım, lyrcraft seviyesi ile prodüksiyon işi hiç aynı şey değil. en iyiyi tek kişiyle sınırlamak imkansız, kategori bazında ayırmak gerek.