• bugün (194)
  1. evde spor yapmaya kalkıştığımda ilk gün hevesle 30 dakika ter döküyorum, ikinci gün halının altına sakladığım matı arayıp bulamıyorum. e-devletten başvurup ev sporuna teşvik alsak mı acaba.
  2. gençliğinde mahalle arasında zıplar, top peşinde koşardın. şimdi dört duvar arasında diyorsun ki "hadi şu kalkıp squat yapayım". oysa eski zamanın teriyle enerjisi bir başkaydı. televizyon karşısında dergiye bakarak mekik çekmek olmuyor. yine de yapacak bir şey yok, bir sebep bulup eli kulağa getirmek lazım.
  3. evde halıyla baş başa mekik çekmeye çalışırken birden aklına errrrkek bir yüz geliyor. offf diyorum saatlerce yastıkla kavga eder gibi germe hareketlerine girişiyorsun. oysa daha düne kadar onun umurunda mıydın, şimdi sporu evde yapıyorsan çoktan yenilgiyi kabul etmişsin demektir. bedenin değil kalbin formda olsun diye bi söz var ya, asıl mesele bu. (bkz: yalnızlığın sporu)
  4. işten eve yorgun argın geliyorsun, dışarı çıkacak halin kalmıyor. akşamın bir saatinde spor salonuna gitmek mi? delirme. bende iki adet dambıl var, bir de mat. yerde ısınma hareketleriyle başlıyorum, ama bazen film izlerken esneyip iptal ediyorum. evin içinde bir yer ayırmak önemli, yoksa süpürgeye çarpıyorsun, çocuk oyuncağına basıyorsun. motivasyonu bulmak zor, ama 15 dakika yapınca bile insan kendini iyi hissediyor. yalnız dizlerim ağrıyor gerçekten, ne kadar video izlesem bile tam oturtamadım hareketleri.
  5. oturma odasında halıyı kıvırıp bir kedi kadar esneme hareketi yapabildiyseniz kendinizle gurur duyarsınız ama orta seanslarda kol tuşuna benzeyen rumuz atma devam eder. şehir hayatında apartman komşusunu rahatsız etmeden spor yapmak, terleyince ekstra dumura uğratıyor.
  6. youtubedaki 20 dakikalık egzersiz videolarıyla kendimi zorladım, ama laptop soğutucusunun fan sesi motivasyonumu düşürdü. apple watch'ım attığım adımları sayarken router sinyali kesilince hareket sensörü şaşırdı.
  7. iki tarafı da görmek lazım: birinci taraf salona gitmeden kilo verme hayali, ikinci taraf matı yere serip 10 dakikada bırakma gerçeği. ankaralı olunca evin bir odası spor salonuna dönüşüyor ama irade meselesi işte.
  8. evde spor yapmak dediğin bir halı serip başlıyorsun ama iki hareket sonra pencereden dışarıdakileri izlemek daha cazip geliyor.
  9. bazen insan kendini o kadar yalnız hissediyor ki, evde bir matın üstünde ter dökmek bile teselli oluyor. hareket etmek iyi geliyor ama o sessizlikte düşüncelerle baş etmek zor.
  10. evde spor yapmak bence hem motivasyon hem de disiplin gerektiren bir iş. ben salona gidemeyince evde matın üstünde yarım saat hareket yapıyorum ama çoğu zaman kalktığımda 'bugün izin günü' diyerek erteliyorum. bir de komşular rahatsız olmasın diye sessiz hareketler seçmek zorunda kalıyorsun. yine de kendi evinin rahatlığında ter atmak stressiz bir deneyim, tavsiye ederim.