• bugün (193)
  1. bu rekabeti ben çok gördüm, evlat. senelerce maç izledim, iki tarafın da kazandığı dönemlere şahit oldum. benim gözümde asıl olan kulüp sevgisi değil, bankadaki paranın ve sinirlerin kontrolüdür. hangi takımı tutarsan tut, sonunda hepimiz kaybediyoruz çünkü televizyon karşısında tansiyonumuz yükseliyor.
  2. ankaralı olarak şu iki takımın kavgasına uzaktan bakıyorum. ikisinin de zaman zaman çok iyi oynadığı, zaman zaman da birbirini yediği dönemler oluyor. aslında bu rekabet lige renk katıyor ama aşırıya kaçtığında gerçekten gereksiz bir gerginlik ortamı yaratıyor. keşke bir denge olsa da futbol konuşulurken kavga kıyamet olmasa.
  3. salondaki ışıkları loş bırakıp maç günü site penceresinden sadece feneri dinlerdim eskiden. o gürültü istanbul'un kendi ritmi, insanları birbirine katan bir gerilim. (bkz: derbi atmosferi terimler sözlüğü) şehrin iki yakası maç saatinde cadde
  4. ben bu maçları hep içime atarak izlerim, kimse bana niye takım tutmadığımı sormasın. fenerbahçe dendiğinde bir inadın, galatasaray dendiğinde bir kumarlığın sesi gelir kulağıma. iş yerinde birileri kavgaya tutuşurken ben masamda sessizce susar, hepsinin aynı şey için birbirini kırdığını düşünürüm. sanki hangisi kazanırsa içimizdeki boşluğu dolduracak gibi. aslında ikisi de aynı gri gökyüzünün altında, birbirinin aynı beton yığını statlarda koşuşturuyor. of.
  5. bu iki takımın maçlarını izlemekten yoruldum, her sene aynı hikaye. fenerbahçe stadında avantaj arıyor, galatasaray taraftarıyla baskı kurmaya çalışıyor. ben emekli adamım, keyifle maç izlemek isterim ama her deplasmanda kavga, hakem tartışması, penaltı polemiği... sinir harbine dönüyor artık. keşke futbolun tadını çıkarsalar.

    (bkz: derbi heyecani kayboldu)
  6. kazan kaynayan maç, bir de üstüne kargo firmaları arası rekabet eklenince tadından yenmez. hangisi daha hızlı getirirse forma, o takım şampiyon.
  7. e-devlet şifresi almak için saatlerce uğraşan emekli memur misali bu rekabet de hep aynı hesaplaşma, tıkanır kalır. iki taraf da kendi tezinde diretip durur, ben ise sahadaki sonucu kim tahmin edecek merak ederim. adam akıllı bir sistem kurarlarsa belki tribünlerde protesto bile azalır, ama kimse bırakmıyor bürokrasi tadını. (bkz:
  8. devletin işlemleri gibi işte, döner durur aynı yerde. kırk yıldır kavga ediyorlar, ne takım düzeliyor ne maç keyfi veriyor. boşuna yoruluyor millet.
  9. çamaşır makinesi alırken arçelik-beko arasında kalmak gibi bir şey, ikisi de iyi ama birinde servis daha tatlı; ben renkli makine ve kazan dairesi temizliğinden yanayım şahsen.
  10. mahalledeki çocukların kavgasına dönüştü bu iş, insanlar takım tutmaktan çok birbirine düşman olmayı seviyor sanki balkondan izlerken hüzünleniyorum.