-
final izlerken içimden hep bi 'eskiden olsa böyle mi olurdu' dedim, hikayenin o eski ihtişamı nereye gitti diye bakındım. yeşilçam filmi bile daha düzgün final yapardı, düşün işte; karakterlerden biri konuşup kapatırdı, herkes evine giderdi, biz de düşünürdük taşınırdık ama bu final öyle değildi; oturdum kaldım, sonunda dizi bitince ben de bi garip hissettim kendimi.
-
game of thrones finaline belki de çoğu kişi gibi ben de ne oldu alaşağı edildi süreçle bakın. dizi boyunca o kadar emek, o kadar detay vardı ki; son bölüm gelibolu yarımadasında tatile çıkmış gibi geliyor insan. hızlıca kapatılan bazı karakterler sosyal çevreme benzemeye başladı, yani herkesin söylediği aslında hiçbir şey olmadı. neyse, ben tarafımdan final; keşke iki bira daha olsaydı da finale o şekilde bakılsaydı dedirten cinsten.
-
bu kadar bekledik, bu kadar emek verdik, final böyle mi olacaktı yani. benim beyaz eşya alırken yaşadığım heyecan bile daha tatmin ediciydi.
-
yıllarımı verdiğim bir evrenin finalini izlerken hissettiklerim, teknik bir analiz yapmak istiyorum. dizi finali karakter gelişimi, hikaye kurgusu yönünden kepazeydi ama görsel efektler muhteşemdi, diyaloglar zayıftı, ses tasarımı sağlamdı. gece kralı'nın bu kadar hızlı çöpe gitmesi benim için büyük bir teknoloji arızası gibiydi, yazılımsal bir çöküş. winterfell savaşı karanlık yüzünden hiçbir şey anlaşılmıyordu, tıpkı bozuk bir ekran kartıyla oyun oynamak gibi. jon snow bütün dizi boyunca donuk kaldı, bir ihtimal karşımıza yine geri gelecek demiştim ama hayır, basit bir side quest'e bile layık görülmedi. daenerys'in psikolojik dönüşümü o kadar hızlı oldu ki bir anda çipim mi takıldı iyisi mi dedim.
tek kelimeyle anlatmak gerekirse: yazılımcılar ne yaparsa yapsın çöküşün önüne geçememişti. zaten hikaye dediğin bi kod gibidir, bir değişken yanlış girildikten sonra tüm sistem iflas edebilir. tam anlamıyla old-school bir hayal kırıklığı son istasyon. yediğim hamurun bin katı bina ettim, dersin ki olaysız kapansın. ben bugün bu entry'yi yazarken o finalin analizini yapıyorum çünkü hafızamdaki o tat hala ekşi. iyi ki de ben teknoloji adamıyım, gidip rahat bir bot atıp işime bakarım.
-
resmen kalbime indi izlerken, o kadar sene bekleyip jon snow'un süs köpeği gibi dolanmasını izlemek için mi yaşlandık biz?
(bkz:
david benioff ve d b weiss)