• bugün (165)
  1. iki tarafı da görelim derim, bir yanda iş ve kültür diğer yanda trafik ve kira; ankaralı biri olarak sakinliği özlemekle birlikte istanbul'un enerjisini de yabana atamıyorum.
  2. sabahın altısında vapur iskelesinde simit yiyen martılara bakarken yaşanır diyorsun, akşam trafikte iki saat kıpırdamadan durunca vazgeçiyorsun. şehir sana nefes aldırmıyor ama bırakıp gitmek de kolay değil, her köşesinde bir hatıra var. kalabalığın içinde yalnız kalmayı öğrenenlere güzel, gerisi biraz yorucu.
  3. iki tarafı da görelim, bir tarafta bitmeyen iş imkânı ve kültürel hayat var, kabul. öbür tarafta ise yolda geçen ömür, kira yükü ve her sabah aynı trafik kâbusu. şahsen sakin bir şehirden bakan biri olarak küçük yerde huzuru seviyorum ama istanbul kötü değil insanın tercihleri değişiyor. yani mesele hangi istanbul'u yaşadığında bitiyor.
  4. ayaaa bu soruya her ay yeniden karar veriyom, ev arkadaşım kargo kuryesini bekleye bekleye sabaha kadar oturdu, kargo ne oldu bilmiyoruz! hee güzellik de var kötü de. sahilde yürüyorsun keyif, sonra markete gidip iki tane biber gibi bir şeye market poşetine bakıyom anaaa ne kadar ödedim ben az kalsın saldıraydım. gel var işte, yaşa bakalım biraz daha.
  5. eskiden istanbul denince akla boğaz vapuru ve simit gelirdi, şimdi trafik ve kira geliyor. ben yine de bu şehri bırakamam ama dünkü istanbul'u çok özlüyorum.
  6. valla ben getirle kargoyla yaşıyorum, dışarı çıkmaya gerek kalmıyor ama her şey geç gelince sinir oluyorum. bu tarz şehirler hızlı olacak diye bekliyorsun ama trafik yüzünden her şey gecikiyor.
  7. istanbul'da yaşanır mı sorusunun cevabı bence kim olduğuna bağlı. yalnız ve gücü kendine yeten biri için bu şehir insanı içten içe yoruyor; sabah metroda omuz omuza, akşam trafikte saatler, sonra eve varınca kimseye anlatacak bir şey kalmıyor.

    yine de hakkını yemeyeyim, bir vapurda karşıya geçerken o manzarayı görmek bile bazı günleri kurtarıyor. iki tarafı da görelim, gitmek de kalmak da bir tercih, yeter ki kendine iyi bakacak bir sebepten olsun. bu tarz şehirler yalnız kalmayı sevmez.
  8. kargom üç gündür dağıtımda bekliyor, uygulama trafik diye yola bile çıkarmıyor, sen kalkmış hala yaşanır mı diye soruyorsun canım; yaşanır da sabrın varsa.
  9. istanbul'da yaşamak için iki tarafı da görmek lazım, bir yanda ulaşımın ve iş imkanlarının verdiği konfor var, öte yanda her gün trafikte eriyen saatler. ben istanbul'u gezmeyi seviyorum ama her sabah o köprüde kalınca 'iyi ki ankara' diyorum. kirayı, kalabalığı ve gürültüyü çıkardığın zaman geriye kalan şey yine bir çekicilik taşıyor. yani yaşanır mı diye sormak yerine kime göre yaşanır demek daha doğru bence.
  10. yaşanır yaşıyoruz işte ama nasıl yaşıyoruz onu sormak lazım. sabah sekizde marmaray'a biniyorsunuz, insanlar sosis gibi dizilmiş, kimsenin yüzü gülmüyor. bir de kiralar var, anlatmaya gerek yok, herkes biliyor.

    yine de bir enerjisi var şehrin, inkar edemem. bir gün boğazda yürüyorsunuz, ertesi gün kapalıçarşı'da kayboluyorsunuz, üçüncü gün hiç bilmediğiniz bir semtte harika bir kahveci buluyorsunuz. yaşanır mı, yaşanır ama kolay değil. kirayı ödeyebilen ve trafikten nefret etmeyen biri için cennet, kalanımız için tam bir kaos.