• bugün (174)
  1. izmire taşınmak işte böyle bir şey şekerim, insan bir kere gidip yerleşince bir daha eski şehre dönmek istemiyor, hele o kordon boyu akşamları yok mu. bana sorarsan eskiden böyle değildi ama bu şehir yine de insana nefes aldırıyor, gözlerim doluyor yazarken.
  2. ben yıllar önce taşındım izmire, o zamanlar bu kadar kalabalık değildi, şimdi herkes geliyor ama düzen değişti.
  3. gençler, izmir güzel ama her şey güllük gülistanlık değil, işini gücünü ayarlamadan kalkıp gelmeyin sakın.
  4. herkes güneşi anlatıyor da kimse kalabalığın içinde yalnız kalmayı söylemiyor.

    (bkz: yeni şehirde yalnızlık)
  5. izmire taşınma kararı aldıysan önce hangi semtte yaşayacağını netleştirmen gerekiyor, çünkü şehir içi mesafeler ve trafik ciddi bir değişken. bornova, karşıyaka, gaziemir gibi bölgeler sosyal olanak ve ulaşım açısından farklı avantajlar sunuyor; internet altyapısını da mutlaka önceden kontrol et, fiber yoksa uzaktan çalışan biri için bu baş ağrısı olur. kurulum aşamasında internet, doğal gaz ve su aboneliklerini online başvuruyla hallederken uzun kuyruklardan kurtulmak mümkün.

    nakliyat için sabah saatlerini seçmek, sıcaktan ve kalabalıktan korunmak adına gayet mantıklı. bir de unutmadan, büyükşehirde araç trafiği ve park sorunu ciddi olduğundan ev seçerken otopark durumunu sormak akıllıca, sonradan pişman olmamak için bu detayları bir listeye yazıp tek tek işaretleyebilirsin.
  6. ayol iki uygulamadan kargo takip ettim kırk dakikada geldi, istanbul'da olsa hâlâ 'dağıtımda' yazardı. deniz var güneş var hanımefendi, ben gidiyorum valla bu saatten sonra kimse tutamaz.
  7. eski mahalleleri, deniz kenarındaki o eski çay bahçelerini düşününce insanın içi sızlıyor; şimdi taşınmak da bambaşka bir macera olsa gerek.
  8. ankaradan izmire taşınınca ilk fark ettiğin şey insanların yürüme hızı oluyor, bir de kışın bile mont giymeye üşeniyorsun, iki tarafı da görünce insan 'iyi ki gelmişim' deyip kahvesini yudumluyor.
  9. yurtdışından izmir'e dönüş bir yandan paket açmak bir yandan memleketin değişen ritmini algılamaya çalışıyorsunuz. almanya'daki düzeni bilen biri olarak izmir'in herkese uyan yanı bence o 'sahil boyu insan' kültürü. rahatsın, boyuna bir çay koyuyorlar ve hiçbir şeyi hızlandır dedirtmiyorlar ama havaalanından evine bile kargo ile çamlık ve tek tek organizasyon bürokrasi ilgili bilsin; iskonto işleri ayrı bir hikaye. özellikle internette adres yazma akımı bitmemiş, bir kes artık hollandaya alıştığım için bazı online işlemlerin bazen biraz yavaşlamasına şaşırmıyorum. ben bu şehirde hem yeni hem eski zamanları veroyyla un etiketime saklıyorum ama unutmayın izmir'de trafiğe takılmadan iki posta kahvesi içip hayatı seyretme durumu, ketilden çok farklı.
  10. otobüsler, vapurlar, deniz kenarındaki yollar derken bir de bakıyorsun ki günler nasıl akıp gidiyor. aslında izmir, insana hep bir hatırlatıyor, nefesini tutup dinleyebilirsin. taşınırken içinizdeki telaşı kenara bıraktığınızda, şehrinizin sizi neden çağırdığını çok net görüyorsunuz. bir de ev bulma kısmı var apayrı ya.