• bugün (172)
  1. yurt dışında yaşayınca insan türkiye'deki üçüncü nesil kahveciliği bir başka gözle takip ediyor ve açıkçası dünyaya kafa tutacak kadar iyi olduklarını söylemeliyim ayol. ama fiyatlar da her ay biraz daha avrupa standartına yaklaşıyor, orası ayrı bir mesele.
  2. ben gördüm geçirdim bu memlekette kaç tane kahve markası gelip geçti. bir zamanlar 'şu markanın kahvesi şöyleydi' diyorduk, şimdi ise zincir kahveler aynı tatsız suyu veriyor çoğu zaman. gidin bakın, çekirdek mi bayat yoksa makine mi ayarsız, belli değil. gençler acele ediyor, ben diyorum ki otelinizde de gidelim ama her gittiğiniz yere kapılmamak lazım. sütü fazla, şurubu abartılı, o çekirdek kokusu çoktan uçmuş. o kadar para verince insan her yudumda 'hani nerede o tat' diyor. benim tavsiyem basit: madem içiyorsunuz, içtiğinizin farkında olun.
  3. eskiden oraya gittiğimde içim ısınırdı, şimdi sadece hesap kabarık geliyor şekerim, o sıcaklık gitmiş sanki.

    (bkz: eskiden daha güzeldi)
  4. kahve dünyası için bir tık övülen kalitesinden bahsetmek lazım. benim deneyimim son bir yılda biraz dalgalandı ama genel olarak hâlâ iyi. espresso bazlı içecekleri, kahve aroması dengeli ama bazı şubelerde yapan kişinin yeteneğine bakıyor. örneğin kızılay şubesinde daha tutarlı çıkıyor, çukurambar da olsun istediğim gibi.

    diğer tarafta tatlı, pastane bölümlerine bakarsak çikolatalı mochası iyi ama fiyatla kıyaslayınca bazen içim cız ediyor. yine de hizmet kalitesi standart, çalışanlar güler yüzlü. yani top yekûn kötü değil, ortalama üstünde bir zincir.

    bu tarz bakınız için bkz: yerli kahve zinciri
  5. eskiden her akşam giderdim, şimdi ofisteki kahve makinesinin başında aynı köşeye sıkışmış haldeyim, çünkü bir bardak kahve bana artık bir dertleşme gibi değil, sadece bir alışkanlık.
  6. eskiden böyle değildi, frenler tutmaz servis güler yüzdü. şimdi kalabalıkla birlikte hız bozuldu sanki, tadı da aynı lezzette stabil değil. insan ister istemez eski günleri özlüyor, buna yapacak bir şey yok.
  7. kahve dünyası'nda içtiğim filtre kahve bazen harika bazen bildiğin su, şube farkı hadi neyse de aynı şubede bile tutarsızlık var, ayol bir gün iyi bir gün kötü olur mu hiç.
  8. iki lokma kekin yanına bir bardak filtre kahve dedik, hesap gelince anladım kalitenin bedeli ne demekmiş. şekerli içimi fena değildi ama o ses tonundan mı insanın niyeti mi bozulur bilmem, hayata sloganla bakan başlarına otel geldiğini söylemesi elleri açmıyor. lokasyon ekip gösterip de manzarayı odaya koymuş ortaklık sağ olan barış, otelcilik de masada; matematiği ne sayılı zamanda olur olsun, ne de kimseden toplanınca ucuz kalır. açıkçası duygusal olarak arada kaynadım da kalmadım oturağı ben en çok hesap için hep metrekareye yazar şeker payı hikayesinde var ya, yoruyor.

    (bkz: bilmem hangimiz haklı bu işte pek belli de: bazen sahada rekabet sonsuz mu olacak derdindeyim ki; sade ve makul müdavimi varsa gitme insanlardan kimseler; velhasıl ben tebessüm kavlak tadel vardiyasında alıp kırdım gitti.
  9. vitrinden bakar gibi bakıyorum bu markaya, dışarıdan şık ve düzenli. ama içeri girince fiyatla lezzet arasındaki mesafe açılıyor sanki, bir semt kafesi sıcaklığını bulamıyorum orada. yine de köşede oturup insanları izlemek güzel oluyor bazen.
  10. vallahi emekli maaşıyla gidip bir kahve içiyorum, fiyat uçmuş ama kalite yerlerde; sanki bize müşteri değil sınav sorusu muamelesi yapıyorlar.

    (bkz: kahve fiyatları zamları)