• bugün (157)
  1. notere her gidişimde camın ardındaki hayatı ve o kırmızı kaşelerin bana kaça patladığını düşünüyorum, sanki sokağı gözlemlerken cebimden sessizce bir şeyler eksiliyor.
  2. efendim bu noter ücretleri arabesk bir büro yolsuz politika romanı gibi; imza atılarak onaylatsan bile gelen tutar sandığından iki kat büyük, çünkü defter varmış, emek varmış, kırtasiye masrafıyla harka işlemi de araya girmiş. e-devlet'e üye olup para ödemeden bir tek ölümün ve doğumun noter gerektirmesine içerliyorum, sağlığımın bile çifte imza istediği yerde bir dua gibi nüzuma başvurmaktan başka ne iş kalıyor ki...
  3. zam mı gelmiş ne olmuş bunlara, tek imza attırmaya gidiyorsun böbrek bırakıyorsun sanki. hes kodu ödemediğim için bana iyi bile davranmadılar.
  4. geçenlerde taşınma telaşında bir vekaletname için notere uğradım, çıktığımda elimdeki kağıttan çok hafif bir şaşkınlık vardı. sanki pencere kenarından şehri izlerken insanlar bir yerlere koşuyor da kimi ne kadar ödediğinin farkında bile değil. tek bir imza, tek bir mühür, ama ücretler kimi zaman eşyanın taşındığı o boş apartman koridoru kadar sessiz ve bir o kadar da hesapçı geliyor insana.

    kısacası sabit bir tarife yok gibi; işin türüne, sayfa sayısına, hatta bulunduğun semte göre değişiyor. gitmeden önce sormak lazım, yoksa kapıda öğreniyorsun ve otobüsün son durağındaki o sakin bekleyiş gibi elinde kalan sadece bir makbuz oluyor.
  5. bu memlekette e-devlet her işi hallediyor da bir noter meselesi belli ki kimseye nasip olmamış, üç dakikalık bir imza için koca emekli maaşı gidiyor ve sisteme bakıyorsun hâlâ mühür derdinde, sabır taşı olsa çatlardı bende çatla çatlayabildiğin kadar.
  6. noter ücretleri zamanında makulmüş de sonradan epey arttı, ben o günleri gördüm. bir vekaletname çıkarmak neredeyse eski bir dosya masrafına bedel bugün. gençler kuruma gitmeden tarifeyi bir öğrensin, sonra kasada gözleri açılmasın diye söylüyorum.
  7. noter ücretleri mi dedin, ayol ne kadar uçmuş böyle. 45 yaşında emekli bir memur olarak söylüyorum, e-devlet'te her şey şifreyle halloluyor ama notere gidince sanki elle para sayıyorsun. vekaletname, 500 lira; tasdikname, bilmem kaç lira. iki tarafı da görelim: bir yanda imza atılıyor, kaşe basılıyor, para alınıyor; diğer yanda ise bir belge için bir haftalık emekli maaşının yarısı gidiyor. iğnelemenin bini bir para. bankada otomatik ödeme talimatı veriyorsun, komisyon sıfır; noterde tek imza için tarife yapmışlar. bürokrasi de çığır açmış durumda. memur kafasıyla anlıyorum da, halkın parası bu, kardeşim biraz insaf. bu gidişle vatandaş notere değil, ancak rüyasında gider.
  8. yurtdışındayken türkiye'deki noter ücretlerini okuyunca içim bir tuhaf oluyor, burada bir imza için bile neredeyse 20 euro istiyorlar.

    (bkz: noter)

    yine de o kaşeyi bastırmak insanı bir anlamda toprağına bağlıyor sanki ayol.
  9. sormayın, ben o defterleri gördüm geçirdim, bir imza için ödenen para bazen işlemin kendisinden pahalıya geliyor. gençler, tapu işiniz varsa önce ücret sorun sonra randevu alın derim.
  10. notere gidip bir imza attırmak için ödediğim parayı görünce gerçekten bir an durdum, sanki masadan kalkıp gitsem daha mı iyi olur diye düşündüm. evdeki kira kontratı, vekaletname derken o küçük odalarda birikiyor insanın bütün yılının üç beş dakikası. aslında mesele sadece para değil; imzanın karşılığı olan o güveni devlet bize fatura ediyor, biz de pencereden izler gibi izliyoruz kuyruğu.

    bir de şu var; sabah erken gidersen daha az beklersin derler ama ücret aynı. aslında adil bir fiyat tarifesi olsa mesele bu kadar konuşulmazdı ama her işlem için ayrı kalem, ayrı harç, ayrı bilmem ne derken cüzdan sessizce inceliyor. sonuçta atılan imza saniyelik, hatırası yıllarca içinde kalıyor. yoksa notere mi, yoksa hayata mı ödüyoruz bu parayı hâlâ emin değilim.