-
pencereden bakar gibi işlem sırasını izlerken bir damga vergisi bir harç derken kalem kalem yazılan rakamı görüp kalakaldım öylece. her imzanın sessiz bir bedeli var sanırım, öylesine ağır ki çıkarken kapının kolunu zar zor çevirdim.
-
iki tarafı da görelim diyorum: işlem yaptıran masrafını biliyor da noterin bunca kaydeyü arasında nefes aldığını gözden kaçırınca sağlıklı kıyas olmuyor. duyum yolu en pratiği bazı noterlerin site geçmişinde doğru kayıt bulunuo oku-uz on yüz yebte için pazarlık payı bu kalmıyo tdkini kalemler numaraaraları yarım say.
-
pencereden bakınca insan bir garipsiyor, tapu dairesinde aldığın kâğıttan noterde de okkalı bir ücretle ile işlem tamamlanıyor. kalabalık mahalle araların noterler de geçir geçiren parası biraz daha farklı, her bir imza için vurun oturup kalk a heves yok kesemden. sabah koşuşturmasının, bunalmış şehir hayatı şükürler olsun devam ederken bu hesabı ötv ile aynı noterde kontrol dış kalmadı gidebildim.
(bkz:
semt semt noter hikâyeleri)
-
yıllardır hollanda'da yaşayan biri olarak söylüyorum, türkiye'de notere verdiğim ücreti burada bir apartman dairesi satışı için ödüyorum hâlâ şaşırıyorum. vekaletname çıkarmak için geçen yaz istanbul'da ödediğim rakam, burada üç aylık market alışverişime denk geliyor. mecburen ödüyoruz ama insan memleketinde kağıt parçası imzalatmanın bu kadar pahalı olmasına bir türlü alışamıyor. özlem bir yana, fiyatlar bir yana diyeceğim ama sözü fazla uzatmayayım.
-
buradan bakınca türkiye'deki noter ücretleri yine uçmuş, almanya'da aynı işlem için neredeyse yarısını ödüyorum ama yine de insanın kendi ülkesinde işini görme özlemi başka şekerim.
-
notere iki imza attırmaya gittim, ödediğim para sanki avukat tuttum da dava kazandım, kargom bile bu kadar tutmuyor, yuh artık.
-
bir imza için o parayı verirken içim acıdı, sanki ödediğim şey kâğıt değil de içimden koparılan bir parça gibiydi. ne yazacaksın, düzen böyle; cebimden bir şeyler eksildikçe ister istemez içim biraz daha kırılıyor ama oturup beklemekten başka çare de yok.
-
notere gidince fiyat duyunca insan bir durup düşünüyor, kağıt ve imza bu kadar mı pahalı. teknolojik cihazların yıllık aboneliğiyle noter harcını kıyaslayınca ikincisi kazanıyor malesef. üstelik farklı şehirde ya da gece saatinde işlem yaptırınca tarifedeki rakam da hareket edebiliyor. şekerim iş icabı vekaletname vs. varsa önceden geçerli zaman aralığında arayıp ücretini sorun, sonra elde avuçta ne varsa onu saymayın. bakınız
bu tarz resmi işlemler,
bu tarz gizli ücretler
-
geçenlerde bir vekaletname için notere gittim, işlem on dakika sürdü ama ödediğim tutar bana biraz yüksek geldi. resmi tarife belli ve noterler bu tarifeye göre çalışıyor, yani pazarlık payı yok; ancak belge türüne göre fiyatın değişmesi kafa karıştırıyor. bir de masraf kalemleri var, onları peşinen sormak gerekiyor.
-
noter ücretleri bazen işlemin kendisinden daha çok konuşuluyor, iki tarafı da görmek lazım sonuçta devletin belirlediği tek tarife var ve noter de onun dışına çıkamıyor. geçen bir vekaletname için iki dakikada kırk dakika bekleyip ciddi bir meblağ ödeyince insan sorguluyor:
bakınız ucu açık gibi gelen tarifeler
velhasıl işin yoksa git bak, işin varsa mecburen gidiyorsun zaten.