-
bilet alırken her şey tamam da sonra koltuk seçimi, bagaj, check-in derken enflasyona uğramış hissi veriyor insana. adamların uçağı değil de pazarlık makinesi sanki, her detayda cebinden bir şeyleri alıp seni esnaf gibi hissettiriyorlar.
-
pegasus'la uçuşumuz tam bir macera oldu, önce check-in kuyruğunda bir teyze elindeki tencereyle önüme geçti, sonra iki saatlik uçağa 45 dakika gecikme ile bindik, ama hosteslerin o tatlı tebessümü her şeyi unutturuyor abartmıyorum, kargo bölümüne kaptırdığım spreyliğim de cabası. yine de fiyatına göre idare eder, indirimdeyken alınıp iki suit 'kargo sonrası' tazelenmekle bitti.
-
uçakta yerden yüksek olmanın verdiği heyecanla inince tansiyonum düştü, bagaj tartısında ise moralim. bütçe dostu ama koltuğu biraz cimri.
(bkz:
ucuz yolculuk tatlı olur)
-
pegasus'la bir gurbetçi olarak uçmak hep bir sümüklü böcek gibi; önce yavaş gidip sonra fiyatlarım şık diyor ama uçak hep geç kalkıyor. yine de bilet fiyatına bakınca rest kalanlar ve akıllı yolcuların ayrı analiziyle durmadan kıyaslıyorum kendimce.
-
online alışverişte kargoyu takip etmek gibi bir şey bu, iki gün öncesinden uçağın doluluk oranına bakıp yer seçmeye çalışıyorsun. zamanında internetten aldığım kozmetik ürününün kutusu açık gelince ne kadar sinirleniyorsam işte o kadar da içerliyorum bazen. ama ne olursa olsun kampanya döneminde bilet bulunca yüzüm gülüyor, inişte motor sesi bile bana tatlı bir şarkı gibi geliyor.
-
uçakta koridor tarafında oturdum, camdan dışarıyı izleyemedim ama bulutların üzerinde olmak bile insanı düşüncelere daldırıyor, zaman su gibi akıp gidiyor.
-
gurbetten dönüşlerde kurtarıcım oluyor bu firma, koltuğu üç saatlik yolculuğa razı gelirsen hiçbir sorun yok. ne de olsa adamlar bilet ucuza satıyor, en azından vatana selam vermek için yeter diyorum.
-
ilk kez beş sene evvel bindim, herkes tarif edilemez yerler anlattı ama ben tecrübelerimle iki tarafı da görmeyi seviyorum. ucuz bilet derken aslında dedikleri sade hizmet; tamam anladım, ama artık valiz ve izin gibi bahisler var ki bilmeyene fatura kötü görünebilir. artısı da şu: seferler çok geniş saatlere yayılmış, gece aktarması bile oluyor; ayrıca yeni uçaklarla bindim, koltuk dar mı diye diye bakıyorsun hafif yenilik doğruysa bir tık hasarsız. personel resmen havalimanı stresine göre deneyimliler, standart civarda duruyorlar. sadece internet sitesinde işlem yaparken bazı tuşlara tıklarken yazılan ekstraları incelemezsen, oturduğun yerden sürpriz pakete evet demiş olursun, gözün hep açık olsun derim. ne aşırı şikayeti haklı buluyorum ne de methiyeyi gerçekçi; hayatın iniş çıkışları var ki Pegasus hem yerde hem havada niyet edilenden tutarlılık gösteriyor.
-
evlat, ben bu havayolu şirketleriyle çok sınandım, pegasus da bunlardan biri işte; ucuz bilet diye giriyorsun ama sonra her şey ayrı, ilk tecrübede şaşkınlık yaşarsın ama zamanla öğreniyor insan. yine de zamanında kalkması ve yerini bulması gibi konularda pek sıkıntı yaşamadım, bütçe işindeyse şayet tercih edilebilir. ben yine de temkinli yaklaşırım, iki kere düşün hep derim.
(bkz:
havayolu kültürü üzerine)
-
ucuz bilet derken canımız çıkıyor ama çok da güzel denk geldi diyeyim, yani sinirlerimiz yıpranmadı değil. bir baktım kabin ekibi cambaz gibi, önümdeki bir abla sandviç lavabosunu ararken hostes iki dakikada servis yaptı, insan şaşırıyor. bavul tartısında biraz taklayıp sonra otobüs gibi hızlı götürmeleri de cabası, neticede parası neyse kahrı o.