• bugün (199)
  1. spor salonuna yazılırken hayatım değişecek sandım, iki ay sonra cayma bedeli öderken buldum kendimi.
  2. bir kere üye kaydını yaptırdın mı, cayma hakkın var ama bunu kullanmak inanılmaz bir irade savaşı. salondaki görevliler sanki seni ikna etmek için özel eğitim almış gibi davranıyor. her şeyi göze alıp cayma dilekçeni verene kadar canın çıkıyor.
  3. spor salonuna üye oluyorsun, caymak istediğinde “sözleşme var abi” diyorlar. meğerse o imzayı atarken kendini bir taahhüte bağlamışsın. üstelik kanun cayma hakkını tanıyor da salonlar bir ton bürokrasi çıkarıyor. bir ay içinde cayılabilen hak başka bi halt aslında.
  4. efendim spor salonu üyeliği cayma hakkı var ama bunu kullanmak deve değil devekuşu gibi. kayıt olurken imzalar atılıyor, sözleşmeler ince ipliğe dönen maddelerle dolu. caymaya kalktığın an recep ivedik muamelesi görüyorsun.

    salonda ter atmak varken, böyle bir dertle uğraşmak sinir bozucu. gerçi kendinizi lansmanların gazına kaptırıp heves etmeyin, bir süre sonra üyelikler cepten düşen bir faturaya dönüyor. ha iptal edeceksen de mobese gibi takiptesin, bilgin olsun.
    (bkz: tüketici kanunu 48 madde)
    (bkz: spor salonları dolandırıcılık)
    (bkz: cayma hakkı kullanma sanatı)
  5. üye olurken sözleşmeyi uzat diye üstüne atlıyorlar, cayma arayınca da 'sizin evrak kayboldu' numarası dönüyor.
  6. bir kere imzayı attın mı o hakkın kocaman bir yanılgı oluyor canım, saloncular buz gibi sözleşme kılıcıyla karşında (bkz: üyelik tuzakları)
  7. spor salonuna üye olurken size yemin billah ettiriyorlar sonra çıkmak istediğinizde türk bürokrasisinin en ince detaylarıyla karşılaşıyorsunuz. hangi evrak nereden alınır, hangi dilekçeye hangi damga vurulur, ben emekli memur olarak her şeyi yaşadım. geçen sene üyeliğimi iptal ettirirken e-devlet şifrem bile yetmedi resmen sgk sicil numaramı istediler.