• bugün (179)
  1. istanbulkart dolumu yaparken insanın sinirleri alt üst oluyor, özellikle de acelesi varsa. geçen gün metrobüsün oradaki makineye kartımı okuttum, ekranda 'işlem başarısız' yazdı ama para hesabımdan çekilmişti. hemen hemen herkesin başına geliyor bu, az önce de bir teyze yanımdaki makinede aynı dertten yakınıyordu. yükleme yaparken nakit kabul etmeyen makineler mi dersin, kartı okuyup işlemi yarıda bırakanlar mı dersin...

    uygulamadan yükleyeyim dedim, o da ayrı bir dert. bazen kart numarasını doğru girsem bile sisteme düşmüyor, iki gün sonra kendiliğinden yükleniyor. sanki istanbulkart dolum sistemi bize 'ben keyfime göre çalışırım' diyor. tek teselli, artık birçok durağa yeni makineler koymuşlar, belki biraz düzelir diye umut ediyorum ama pek de inanasım yok.
  2. eskiden gişede 'abi bilet versen yeter' dediğin anda eldaki akbil jetonunu görürdün, şimdi dakikalarca telefonda dolum onayı bekliyorsun. eski markaların logosu bile bu hantallığı görmüyor demek ki hâlâ yok. eskden ayrılana sormak lazım ne kadar yol da duruyor. doğrusu us küçülmüş, hüz[ün] bitmez...

    şimdi tablo aynı filmleri de farkı: 'dolum gerçekleşmiştir lütfen gelin' mesajı, sonra ulaşım ulaşmıyor. sistem bir sosyal patron gibi, yeşilçam kahramanı psikolojisi, artist eksik kalmış. akış yoğun, yok gebzeden kalkış yok hadımköy varış, eski gişeleri arayanlar otobüse billi kalmış.