• bugün (189)
  1. o koltuklara sığabilmek için bacaklarımı boynuma dolamam gerekti, resmen uçaktan indiğimde yürümeyi unutmuştum.
  2. bütün teknoloji meraklıları bilir, pegasusun online check-in işlemi rezalet. uygulama donuyor, ekstra bagaj için milletle kavga ediyorsun. düşük maliyetli derken canından oluyorsun vallahi.
  3. ucuz diye binince insanın içine bir korku giriyor ama yine de düşük maliyetin kralı pegazus. yerden yüksekte olmakla yer içindeki sıkışıklık birleşince insan kendini kuş gibi değil de konserve gibi hissediyor. yine de gideceğin yere üç kuruş paran azcık da sinirinle varıyorsun.

    (bkz: bütçe dostu çile)
  4. ucuz bilet derken bagaj derdi tuvalet derken insanın sinirleri hopluyor. zamanında kalkıyor derler ama inişteki o hız beni hep korkutur.
  5. otomotiv sektöründe o kadar uçtum ki pegasus benim için bir standart. bavul için ekstra ücret, su almazsan canını pahasına, ama iki saatte inip çıkıyorsun. eğitimli bir kuş olarak söylüyorum: bileti alırken ekstraları hesapla yoksa sınıfta kalırsın.
  6. pegasus ile uçmak eskiden daha keyifliydi, şimdi her şey dijital oldu. check-in falan derken uçağa binene kadar yorgun düşüyorum. eski uçaklardaki koltukların kumaşını hatırlarım, hani şu örgü gibi olanlardan. yeşilçam filmlerinde yolcu otobüsü sahneleri bile daha samimiydi şimdiki yaşananlardan.
  7. fiyatlar uygun diye tercih ediyorum ama türkiye'deki uçaklarla avrupa'dakiler arasında dağlar kadar fark var; burada en azından yerin var mı diye bakmıyorlar.
  8. ilk uçtuğumda her şey daha sadeydi, bavul derdi yoktu, hızır gibi yetişiyordu. şimdi her ekstra için ayrı hesap, koltuk seçimi için bile cüzdan açılıyor. yine de bütçe dostu olmasına diyecek yok, ama eski samimiyeti arıyorum.