günün popüler başlıkları (19)
  1. buralarda türk filmi izlemek ayrı bir hüzün. eski yeşilçam karakterleri samimiydi, şimdinin dijital prodüksiyonları o sıcaklığı veremiyor. uzaktan izlemesi bile insanı alıp götürüyor, özlem var içimde.
  2. yeşilçam anıları var ya, şimdi trend o. instagram feed'inde görüp beğendim ama teslimat süresi 1-2 gün olmalı, ben sabredemem böyle nostalji tez canlı benim için.
  3. eski filmleri izlerken insanın içi ısınıyor, çünkü o sahnelerdeki samimiyet artık yok. herkes 'eskiye özlem' diyor ama ben diyorum ki, o filmlerdeki hayatlar bizim hayatlarımızdı. şimdiki dizilerde ne o sıcaklık var ne de o gerçeklik, sadece bir koşuşturma.
    (bkz: eski türk filmleri)
  4. izmir'de perdeye ilk gittiğimde hüngür hüngür ağlamıştım; sahne bitti sanırdım, meğer hikaye yeni başlıyormuş. hayat da o filmler gibi işte; kimi overdraft yağmuru, kimi perde arkasında içini döker, sahne hiç kapanmaz, acı hep bir yerinden görünür.
  5. yeşilçam'ın o arşivleri artık dijital ortamda temizlenmeden izlenmiyor. bir film açıyorsun, görüntü grenli, ses dengesiz, renkler akmış. bizim nesil için bu 'retro' ama gerçekten izleyenin içi acıyor. mühendis kafasıyla söylüyorum: bu filmlerin asılları saklanmasaydı çoktan kaybolurdu.

    ayrıca hikayelerin geneli tek konu değil. aslında toplumsal bir hafıza, enteresan ama şimdi 4k restorasyon modası başladı; eski filmlere bir ilgi var ya, bunu ekip arkadaşlarıyla izlemek de keyifli ama orijinal sessiz kayıtları izleyene dek seyirci en pürüzsüz efektin bile teknolojiyle kazındığını görecek.

    (bkz: sinema işlerinde emektarlar) [hafif sapma oldu ama ne yapalım]
  6. yeşilçam denince akan sular durur canım, o siyah beyaz filmlerin nostaljisi bugün hiçbir dijital platformda yok.
  7. bir yandan o eski filmlerin samimiyeti insanı sarıyor ama kabul etmek gerekir ki çoğu filmin tekniği de dönemine göre bile epey zayıftı, iki tarafa da bakınca nostalji ağır basıyor.
  8. şu filmleri bugün dijital platformda izlerken görüntü kalitesindeki o grain bile nostaljik geliyor, restorasyon işleri ise kitap gibi incelenesi. birkaç sahnenin kurgu ritmi bugünkü dizilere taş çıkarır düzeyde, teknik detaycılar için tam bir hazine.
  9. yeşilçam anıları denince insanın içi bir tuhaf oluyor, hele buradan uzaktan bakınca.

    almanya'da akşamları televizyonu açıyorum, eski türk filmleri çıkıyor, o sesler o yüzler bir başka. hollanda'daki komşuma anlatıyorum, o da "bizim filmlerde böyle duygu yok" diyor. bu tarz nostalji, gurbette daha ağır geliyor insana, bakınız içi yeşilçam melodramları.