• bugün (168)
  1. annemden kalma arçelik hâlâ tıkır tıkır çalışıyor, yeni çıkanlara on basar. geçen ay yeni serisini aldım mecburen, o eski sağlamlık yok gibi ama idare eder. yine de gidip bir bakın derim, satıcıya güvenip hemen almayın.
  2. yıllardır arçelik kullanıyorum, annemden kalma alışkanlık sanırım. geçen ay yeni bir model aldım, eve kurulum için gelen çocuk daha kutuyu açar açmaz 'abla bunun kayışı çok kaliteli' dedi, içim rahatladı doğrusu. ama gelgelelim, o kadar para verdim hâlâ iki saat sürüyor bir nevresim takımı yıkamak.

    neymiş efendim, eko modda yıkarsam hem doğayı hem bütçeyi korurmuşum, üç buçuk saat sürüyormuş ama olsunmuş. kusura bakmayın da ben mi mendil yıkıyorum bu makinede, çamaşırhane mübarek. eski makinem daha kısaydı en azından, şimdiki akıllandıkça nazlandı sanki.
  3. bende 7 kilo olanı var, ben denedim söylüyorum. çamaşırları fazla sıkıp atıyorsunuz iki katı olunca sonsuz sıkma derdi çekiyor insan. markette de arçelik ürünü gören gözümüz kalmıyor artık.

    (bkz: beyaz eşya kargo mağdurları)
  4. arçelik çamaşır makinesi burada almanya'da her evde var, nesiller boyu kullanılan bir marka. türkiye'deki servis ve yedek parça durumunu uzaktan takip ediyorum ama buradaki sistemle kıyaslayınca epey farklı. gurbetçi olarak diyebileceğim şu, sağlam makinedir ama bakımı ihmal edilince o da arıza veriyor.
  5. ben yıllardır arçelik kullanıyorum, ilk makinem 12 sene gitti, sonra oğlana aldık, o da memnun. marka dediğin yıllara meydan okur, öyle zamane işi gibi iki senede bozulmaz. çok fazla para verme derim, ama kötü mal da alma, arçelik bu işin ehli.

    programı fazla kurcalamamak lazım, en uzun programı seçip az deterjan atmak kadar doğru bir şey yok. o beyazlığı ondan sonra gör. ayar meselesini öğrendim diyorsan doğru kişiye sormuşsun demektir.
  6. annelerimizin zamanındaki o çamaşır makineleri vardı hani, yıllarca taş gibi çalışırdı, şimdikiler daha düğmesine basmadan arıza sinyali veriyor. geçen altı aylık yeşil seriyi okuyunca gördüm ki herkes benzer şeyden müzdarip. tamirci amcayla komşu olduk sayesinde. eskiyle yeniyi kıyaslamak elde değil doğrusu, o vitrinlerdeki tonton bembeyaz makine kalmış aklımda.
  7. üç senedir aynı makineyi kullanıyorum, sessizliği gerçekten iyi ama program süreleri beni bazen düşündürüyor. uzun yıllardır bu markayı tercih edenlerin deneyimleri, bu tarz kararsızlıklar için birebir. yıllar önceki makinelerin dayanıklılığıyla şimdikileri kıyaslayınca, bu tarz konular hep kafa karıştırıcı olmuştur. servis gelene kadar her şey toz pembe, geldikten sonra işler değişiyor. (bkz: servis maceraları)
  8. cihazın arıza kodlarını ezberledim artık, e3 e4 nedir her şeyi biliyorum. bu tarz bir makine alacaksanız servis ağını araştırın derim, yoksa başınız dertten kurtulmaz.
  9. altı ay oldu hala yıkama programlarını çözemedim ama olsun, derdimizi iyi anlıyor makinecik.
  10. dört senedir kullanıyorum, aklımda tek soru var: bu kadar gürültü yapmasına rağmen nasıl hâlâ herkes bunu övüyor? şehir hayatında komşuyla imtihanın ta kendisi.