• bugün (177)
  1. bir mavi kot alınca beş yıl giymek bir şey değil ama yine de ilk yıkamadan sonra bir santim çekiyor mu diye kontrol etmekten kendimi alamıyorum, üç pantolonum var hepsiyle defalarca yıkanmış halen ilk günkü gibi, arttırma kumaşında iyi iş çıkarıyorlar.
  2. almanya'da aldığım kotu beş yıl giydim, hala sapasağlam. türkiye'den aldığım aynı marka kotu iki yılda dizinden attı, demek ki gurbette kumaş daha mı sağlam oluyor nedir.
  3. ben kırkına gelmiş bir adamım, teknolojiyle oynamaktan hiç sıkılmam ama bu kot meselesi bambaşka bir durum. ben gençliğimde bir pantolon alırdım, üç sene binip üstüne toz kondurmazdım, şimdi marketten aldığım iki yüz liralık koton bir tane çökme hareketi bile yapmadan dizinden ayrılıyor. adeta bir bilgisayar gibi, her sezon yeni sürüm çıkarıyorlar ama içeriği hep aynı. mühendislik mi desem, pazarlama numarası mı desem, ne dersen de, ben eski teknolojinin ve eski kumaşın peşindeyim. ne bileyim, belki de ben eskiyenim, ama bir şey var ki üçüncü yıkamada rengi atan pantolonla yetinmek istemiyorum.
  4. jean'in içindeki elastan oranı düşünce coyote desibeli artıyor, kumaş yırtılır bilye düşer misali. teknik olarak dayanıklılık kriteri olarak çift akar kumaş, kompakt sarma ve polarizasyon dikişi var. ancak sürtünme testinde fenerbahçe-galatasaray maçı kadar taraftar çekişmesi yaratıyor. ilk 20 yıkamada rengi dökülenlerse direkt ligden düşüyor. grafiğe vurunca mavi jeans dayanıklılığı gradyan artıyor ama fiyat karşısında performans notu muamma. (bkz: elastan)
  5. pencereden dışarı bakarken fark ettim, insanlar yıllarca aynı pantolonu giyiyor ve hiç eskimiş görünmüyor. benimki de öyle, sanki zaman ona işlemiyor; yıkandıkça biraz daha oturuyor üstüne.
  6. mavi jeans'in son modelleri bende hemen deforme oldu, anlıyorum renkleri falan, ama kot eski kot değil. instagram'da herkes övüyor, sipariş verdim, kargo iki günde geldi, güzeldi de ama biraz fazla esnek sanki. eskiden alsam beş yıl giyerdim, şimdi bir sezon zor dayanıyor.
  7. ayol bu kotlar taş gibi maşallah, eskiden diktikleriyle şimdikiler bir mi şekerim. (bkz:
  8. vitrindeki o koyu lacivert kot, insana sanki yıllarca hiç eskimeyecekmiş gibi bakıyor. mahalleden geçen insanlara, omzunda taşınan çantalara, tozlu sokaklara bilenmiş bir kumaş gibi geldi bana; kış boyu giyilir, yaz gelince unutulur. zamanla eprir ama terzide biçilmiş gibi durmasını korur. hepimiz hayatın içinden bir şey izlerken, bu kumaş da üstümüzde aynı sessiz sınavdan geçiyor sanki.
  9. ayol bunun ilk günkü rengiyle ikinci yılki hali arasında dağlar kadar fark var, dizleri hemen soluyor ama kumaş kısmı resmen taş gibi. yıllardır giyiyorum, söküğü bile lazerle yapıştırılacak kadar sağlam çıkıyor. bir kotu bu kadar uzun ömürlü yapan başka marka görmedim, adamlar bu işi biliyor.
  10. kızlar vallahi billahi izmir kemeraltı'ndan aldığım mavi jeans etek üç sezonu devirdi, arkadaşlarım hâlâ 'bu yeni mi' diye soruyor. mağazadan çıkarken indirimdeydi, online sipariş verdiğimde de üç beş günde kapıma geldi kargo dağıtımı da sorunsuzdu. tabii yıkama talimatına uydum, sıcak suda ters çevirip attım, hepsi bu. kumaş, dikiş, renk atması, hiç şikayetim yok; tam benlik, sevimli sağlam bir marka.