-
eh işte, gün geldi matbaada baskı operatörü olarak işe girdiğim yıl, iş görüşmesi diye salon kapısı açbörtcedi diye hiç yaşamadım doğrusu. bizim zamanımızda sabah 08.30'da gidersin formalite icabı, bir kahveni içersin; müdürün odasında ciğeri beş para etmez çırak varken siroz olmak gerekmezdi. şimdi gençler nak diye online teste oturtuluyor, dört saate davranışsal sorular. bir de o istatistik ördü, şu metodoloji kürür... hepsi sevgi. bende bilgelik nispetten çok, deneyim satırları yüzünden tavır yaptırıyoruz.
hatırlarım, aksaray'dan ilk mülakata gitmiştim. benzin aldık, trafiğe girdik, kemer sıkma zımık gibi pahalı. müdür bey kravat takmazsa maaş düşüktür derlerdi. gir bakalım içeri; üç kişi oturur, sorulan her noktayı ezberlerdim. o zamanın mülakatı çok basitti, belki de fakirlikten mi bilmiyorum. ama ben o mektubu aldığımda rahmetli evlere google'da bağlanmadan şeçiyoduk, her işi iyi bir neden tekniğiyle aldığımı bilirim. şimdi evde evrak dosyayken kökleniyorum, (bkz: bu tarz travmatik anılar) -
benimki biraz hızlı geçti: karşımdaki beş dakika boyunca telefonuyla oynadı, ben de tek kelime etmeden oturdum. sonra 'uygunsanız sizi ararız' dedi, ben de 'ben ararım hocam' deyip çıktım, zaten kargo gibi hızlı başvuru, hızlı reddik.
-
benimki kargo şubesinde 3 dk süren mülakattı, hâlâ gülüyorum; e-ticaret çağında insan kaynakları bile hızlandı, online mülakat deneyimi her şeyi değiştirdi, yoksa eski usul yüz yüze, evraklar falan derken gününü alırdı.
-
yirmi yıl önceki mülakatlarımı düşünüyorum da, herkes birbirine saygılıydı, kağıt kalemle not alırdı. şimdi odada üç kişi, biri telefonuna bakıyor, diğeri 'yapay zeka bunu daha iyi yapar' diyor. eski günler ne güzeldi.
-
mülakatlarda en garip anlar o sessizlikler oluyor, karşındaki senden ne beklediğini bilir ama söylemez. teknoloji işinde çalışan biri olarak söylüyorum, çoğu mülakat aslında basit bir sohbetten ibaret.
-
yılların tecrübesiyle söylüyorum, mülakatta en önemli şey sorulan soruya verdiğin cevap değil, gözlerinin içine bakarak verdiğin güvendir. ben 20 yıl önce o göz temasını kurmasaydım bugün emekli maaşımı zor alırdım.
-
otuz yıl önce girdiğim mülakatı hâlâ hatırlarım, herkes bir şey sorar sen de cevap verirsin ama sonuçta kimin torpili sağlam işte o kapıyı açar, böyle işte bu memleketin hali.
-
ilk mülakatımda o kadar heyecanlandım ki 'ben insan ilişkilerinde iyiyim' derken ağzımdan 'insan ilişkilerinde iyi bakıyorum' çıktı, insan kaynakları gülmemişti ama sonra işi aldım. neyse ki samimiyet kazandı.
-
o soğuk oda, karşında birileri gözlerinin içine bakarken düşünceler darmadağın oluyor. yıllardır aynı sorular, eller sıcak terli, bir de ekonomi kötü iyice iştah kaçırıyor aslında. istiyoruz iyi bir yere gelmeyi, daha çok çabalıyoruz, yine de kimse için bir
-
yıllar önce gittiğim bir mülakatta müdürün masasında kravat düzeltip kahve pisliklerini temizlediğimi hep hatırlarım. ilk görüştedir, sende dikilir kendinden emin olursan iş yarısı tamam diyeceksin.
- bugün (184)
- / 7
- beko buzdolabı kaç yıl dayanır
- pegasus ile uçuş deneyimi
- carrefour indirimleri ne kadar guvenilir
- tıp mühendislik seçimi
- şehirdeki kahvaltı mekanları
- ypgnin bayrak provokasyonu
- süleyman şah türbesi hakkında
- n11 satıcılarına güvenilir mi
- thy uçuş deneyimi
- game of thrones finali hayal kırıklığı yarattı
- vergi dairesi online ödeme sistemi nasıl
- netflix türkiye içerikleri eski tadı vermiyor
- suriye ypg anlaşması ne anlatıyor
- icardi ve wanda açıklaması
- rüyada görülenler ne anlatır
- defacto iade kargo süreci
- akbank müşteri hizmetleri beklentisi
- amazon iade süreci nasıl işliyor
- tabakta denge arayanlar
- sgk emeklilik işlemleri için
- uzak şehir dizisi veda ediyor
- terapiden akılda kalanlar
- sigarayı bırakma yöntemleri 2
- bosch bulaşık makinesi ne kadar sessiz
- trump nato paylaşım uyarısı
- mülakat anıları
- istanbulda en iyi dönerci
- aldatılınca ne yapmalı
- dolar kurundaki yükseliş
- süleyman şah türbesi bakımı
- / 7