-
evdeki buzdolabı üç kez arızalandı, hep tecilli garanti kapsamında yaptırdım; ama kargo ile parça gelmesini beklemek ayrı bir sabır işi. bir de servisi arayıp saatlerce hikâye anlatmak var ki, o ayrı bir tecrübe.
-
ne kadar konuşulur anlatılır bilmem ama insan bir süre sonra içindeki hesaplaşmayı bile kendine dert edemiyor.
-
tecilli olmak bir nevi ertelemek, beklemek gibi. benim için biraz yarım kalma hissi var. neyse iyi tarafından bakalım, her şeyin bir zamanı var. bu sürede kendine yatırım yaparsın, farklı şeyler denerim. birgün karar verirsin başlarsın, önemli olan acele etmemek. tecil işte, hayatın akışına bırakmak. sonra zaten ne zaman dolacağı belli.
-
bir markanın ya da ürünün adını taşımak tuhaf bir durum, çünkü insanlar önce isme bakıyor sonra kaliteye. denediğim bir üründe tecil hakkını öğrenince işin aslında bir prestij meselesi olduğunu anladım.
-
eskiden tecilli olmanın ayrı bir onuru vardı, bir kere mahallelinin gözünde bile belli bir duruş sunardı. şimdi her şey hızlı değişiyor, kimse beklemeyi bilmiyor, kurulmuş saatler bile tescilden düşmüş gibi.
-
kagidimda ince bir ibare, hayatımın diplomatik statüsü gibi duran kelime. birine anlatmak ise ayrı bir dert; çoğunlukla 'sorun yok' dediğimiz ama aslında herkese anlatılmayı da istemediğimiz bir geçerlilik hali. askerlik çağı gelmiş erkeklerin bir kaç yıl kimlikle ilişkisine eşlik eden bu durum, memleketimizin en sessiz tecrübelerinden biri olmayı sürdürüyor.
-
bankaların ve e-devletin gözünde bir numaralı öğrenci olmak bazen sistemin tuhaf kriterlerine takılmak anldıbına geliyor. hesapları donmuş birine ferah ferah yol görünürken, düzenli ödeyene 'puan yetersiz' denmesi tam bir yazılım garabeti.
-
sistemin kendi sana bir statü atadığını görüyorsun sonra bunun askerlik, okul ve sosyal haklarla çapraz sorgusunu yapmak gerekiyor; yani mevzuat diyor, ben dinliyorum.
-
bu mesele tamamen kayıt sistemleriyle ilgili aslında. sisteme gir,bir kere düştü mü o not, geri kaldırmak için dilekçe, başvuru, sıra, sonuç takibi derken insanı yoruyor. teknik olarak baktığınızda gayet basit bir süreç olması gerekirken bir sürü adım eklenmiş durumda, çünkü kimse sistemin akışını uçtan uca düşünmemiş.
bugün öğrendiğim kadarıyla e-devlet üzerinden bazı işlemler halledilebiliyor. bazen de bir sonraki aşamaya geçmek için belli bir süre beklemek gerekiyor ki bu da en sinir bozucu kısım; teknik olarak veritabanındaki durum güncellenmiştir ama ekranda hala eski halini görürsünüz.
(bkz:
e-devlet)
-
üstünde onlarca şey yazıyor ama çalışan tek üç beş satır varsa gerisi insanın kendi kendine kurduğu tel örgü oluyor işte. af şekerim affet memur bey, demek isterdim ama dilekçede sadece 'olur' yazıyor.