• bugün (176)
  1. her yıl biraz daha incelen kumaşlarla zam üstüne zam yapmakta ustalaşmış bir marka, bir sezon giyip atmalık ürünler. (bkz: markaların kalite düşüşü)
  2. bir sezon dayanan tişörtten sonra ikinci yıl parçalanınca yine de alıyorum, başka çarem yok.
  3. bir sezon giyilen kıyafetler ip gibi oluyor, ama fiyat politikalari caydırıcı değil işte.
  4. mağazaya girdiğinde rengarenk ürünler seni cezbediyor ama iki yıkamada boyut değiştiren kumaşlar gözlemciyi üzüyor. ucuzlukla kalite arasında bir yerlerde sıkışıp kalmış bir marka.
  5. alışveriş yapmak istedim diye girdiğim mağazadan morali bozuk bir ilişki gibi çıktım, kumaşlar yıpranmış ömrüm gibi. sanki kampanya etiketlerinin ardında bir mobbing gizli.
  6. almanya'da türk markalarına hasret kalınca lc waikiki'den sipariş veriyorum ama kumaşların iki yıkamada formdan düştüğünü görünce buruk bir sevinç yaşıyorum.
  7. geçen sipariş ettiğim tişört yıkandı mı iki numara küçüldü, yoksa ben mi şişmanladım diye düşündüm. marka olarak fiyat-performans dengesi iyi ama dayanıklılık biraz şansa kalmış.
  8. tam bir ikilem aslında, fiyatlar uygun diye koşa koşa gidiyorsun ama çamaşırları iki yıkamada formundan oluyor. yine de onların bu fiyat-kalite dengesi tüketiciyi hep bir adım geride bırakıyor.
  9. uygulaması hızlı ama ürün gelince resimdekiyle alakasız oluyor bazen. yani bi ütüden sonra forma giriyor bez gibi, gerçekten ne giydiğini şaşırıyorsun artık.