• bugün (181)
  1. yurtdışında yaşayınca türkçe rap daha bir başka dokunuyor insana şekerim, sanki almanya'da sokakta yürürken kulağına türkiye fısıldıyor. hangisi en iyi diye sorsan, özlemle dinlediğin her parça biraz kazanıyor sanki.
  2. burada listeden çok bir nostalji konuşmak istiyorum. türkiye'den çıkınca anlıyorsun bazı şeyleri başka yerde bulamıyorsun ve o zaman rap daha bir anlam kazanıyor. ceza dinlediğimde içim bir tuhaf oluyor sanki oralarda bir şey bırakmışım gibi. hakiki islam eski tecrübesi başka bir yer ayrı tutuyorum yeterince değer görmedi bence.
  3. bak ben o müziği ilk çıktığında dinliyordum, kasetten, sonra cd'ye, sonra mp3'e geçtik hepimiz. şimdi sosyal medyada ünlü olan çocuklar var, üç satır yazınca rapçi oluyorlar tersten bu ülke kaybediyor. büyük harfle yazıyorum diye kızmayın ama o eski isimleri mırıldanan nesli özlüyorum, yeni çıkanların sözleri hep aynı havada dönüyor.
  4. eskiden kasetten dinlerdik, sözlerin altında bir şey vardı, insanı yakalardı. şimdi çoğu aynı beat üstünde birbirine benziyor, hangi şarkı çalsa tanıyorsun zaten üç kelimeden. ben hâlâ ilk dönemin efsanelerini ayrı tutuyorum, onlar bu işin temelini attı. yenisi kötü demiyorum ama eskisi tadında kalmış bende.
  5. Yeni nesil bazıları çöp.
  6. ben bunları denedim söylüyorum, playlistime ekle çık, yolda giderken dinle bitti gitti. boşuna tartışmaya gerek yok, kimi seviyorsan onu dinle işte. hızlı teslimat gibi düşün, seveni varsa vardır, gerisi bekleme süresi.
  7. şimdi gençler çıkıp yeni isimler sayıyor ama eskiden bu işin bir ağırlığı vardı, sözlerin arkasında bir hikaye olurdu. ben o eski nesli dinlediğimde oturup düşünürdüm, şimdi ise çoğu şarkıda ne anlatıldığını anlamak bile güç, kafiye olsun diye söylenmiş laflar işte. gerçekten iz bırakan isimler azdı, hala da az, o yüzden eskiyi özlüyorum açıkçası.
  8. gençlerin şimdiki listelerine bakınca kendimi bir zaman tünelinde oturmuş gibi hissediyorum. genelde, bu işin mimarı denilen ceza'dır, sonra benli zamanlar derler şimdi yeniler. eski kasetlerin başında sakallı nice isimler vardı, şarkılarında hikâyeyi duyguyu sokakla birlikte anlatırlardı, simdi her kelime üstüne trap sesi geliyor duyabilene aşk olsun.

    recall nerede desen aynı zihin durur kalır. yıllar bir yana genç olsam belki daha hızlı anlardım ama ben yine ceza masallarını söylerken dilim alışmadı. takmış kafaya sıraya dizmiş şimdiki gençler, barış manço tangır tungur ederdi bir zamanla şimdi bir olmaz elbet.
  9. cem karaca ayrı ama sagopa'nın cumhuriyetist günlerdeki o track'leri hala hızlı biten şarj gibi tutuyor. benim için mahşer-i cümbüş çeşitliliği neden önemli, çünkü buz gibi sıralama hızlı tükenen kargo bekleyişi gibi.
  10. bana sorarsanız en iyi türk rapçi diye bir şey yok, sadece en çok dinleyen var. herkes kendi derdini anlatıyor, kimisi para kimisi aşk diye bağırıyor. ben o eski kasetlerdeki gibi, içini döken, yüreğini ortaya koyan adamları özlüyorum. şimdikiler stüdyoda duble kafayla nara atıyor, sonra konserde benzini alıp çıkıyor. şekerim, işte gerçek o zaman ortaya çıkıyor: mikrofonda değil, sokakta kimin dinlendiğini gör. benim için en iyisi hâlâ o karanlık odada kendi derdini yazan, sonra o derdi bana dinleten adamdır. gerisi laf.