• bugün (178)
  1. ben 47 yaşındayım, televizyonu siyah beyaz çağlardan beri izliyorum, genç kardesler. kimseye sorsan mavi dersin, kimi deseler lacivert. mevzi boşaltmayın deresi soracak olsaniz: senin görüşün nedir demeden geçemeyiz. sözlük tabiriyle icimdeki dayı dürtü çıkıyor. sonuçta bakalım takımlarınızla övunun ama sahayı çim atmalı. (bkz: beş yıl üst üste kuşaklardır süregelen)
  2. baba olarak söylüyorum, fanatiklik bana göre takım tutmaktan öte sabır işidir; ben senelerdir gördüm geçirdim, ikisine de her hafta yeniden inanılıyor maalesef.
  3. bu tartışmaya girmek sıfıra bölünmekle aynı şey, ben gördüm geçirdim. ikisi de aynı şehrin çocuğu ama kavga ederken bankadaki vadeli hesabı unutmayın derim.
  4. canım, bunu sormak bile biraz haksızlık ama hadi cevaplayayım. izmir'de büyümüş biri olarak benim gönlüm zaten başka yerde, ama arkadaş ortamında bu soru açıldığında masa hop oturup hop kalkıyor, ortam karışıyor. biri 'biz daha büyüğüz' diyor, öteki 'kupalar ortada' diyor, ben tatlımla ortada gülüp oturuyorum.

    kaybedeni yok bu tartışmanın, iki taraf da galibiyete susamış haliyle sonuçtan bağımsız muhabbeti bastırıyor. pazar akşamları ikisi de oynadığında kanal değiştirmeli büyük bir curcuna oluyor. yani bana sorarsan cevap malum: ikisi de tutulasi takım ama kalbi başka kira, boşver gari.
  5. şu soruyu soran arkadaşlara öncelikle sabır diliyorum çünkü cevabı asla bitmez. benim gibi 45 yaşında bir adamı bile hâlâ kutu kutuya sokuyorlar. fener desen forması güzel, galatasaray desen tarihi güzel ama ikisi de yönetim kurulunda maaş kırarken topluca bonfile sipariş ediyor, bu kısma hiç girmeyelim.

    bürokrasiyi de böyle götürüyorlar işte; doğru evrakı götürürsün, arka odada bir tanır seni yok mu yoksa 3 ay beklersin. derbi de aynı, taraf olunca mantık askıya çıkıyor. şahsen ben ortada durmayı denedim, bir maç kazandım bir maç kaybettim, sonunda tarafsız kalıp huzurlu uyuyan tek adam ben oldum.
  6. eskiden bu soru mahalle maçında kaleyi kimin tutacağına karar vermek gibiydi, şimdi ise herkesin birbirine küstüğü bir tabloya döndü ayol.

    bizim zamanımızda rekabet vardı ama saygı da vardı, şimdi ekranda bağırış çağırış var, sahada o eski neşe yok.
  7. 47 yıl oldu bu kavgayı izliyorum, ben gördüm geçirdim bu derbileri çocukken radyodan, şimdi telefondan. fenerbahçe mi galatasaray mı sorusunun cevabı kişinin karakterine göre değişir ama şunu bilin: fanatizm ikisine de zarar veriyor. nnallahtan akil adam böyle davranmaz derim ya 1958'den beri nice kupa gördüm, nice hüsran gördüm. ben teknolojiye temkinliyim, bankaya asla tam güvenmem, kulübüne de tapmam. oturup oğluma öğüt verdim hep, taraftar ol eylem tarafı olma. sinirlenince acız, bir gün hakemcindir durum budur. zamanında başarıyı da görürsün kaybettiğinde de bir baba ders verir, öğreterek.", u0131u0307}
  8. fenerbahçe mi galatasaray mı

    abiler bu mevzu çözümsüz bir döngü, kısaca birer sosyal fenomendir. fenerbahçe taraftarı galatasaray'a kendi varlık ispatını galatasaray da aynısını tekrarlayıp, veri tutar gibi takılıp her hafta rage ediyoruz işte.

    bu tarz konularda
    fenerbahçe galatasaray rekabeti

    daha fazlası için
    türk futbolu
  9. şekerim ben bu derbiyi izlerken çayımı koyup koltuğa kuruluyorum, zira iki tarafın da sinirini çekmeye hiç niyetim yok. maç biter, hesap sorulur, kavga edilir, ama ben pencereden bakıp sadece tribünü izlemeyi seviyorum.
  10. bu evde 25 yıldır beyaz eşya gibi küçük hesaplarla geçiniyoruz, fenerbahçe mi galatasaray mı diye sorunca tam bir market alışverişi gibi geliyor bana. biri arçelik gibiyse öbürü beko, ikisi de kargo getirir, ikisi de fatura keser. ben denemiş biri olarak söylüyorum, hangisi seversen sev, sonuçta puan senden düşer ama gerçek şudur, hangisi az dert çıkarırsa o iyidir.