• bugün (178)
  1. benim zamanımda büyü kitapları kibrit kutusu kadar bile değildi, şimdi çocuklar ellerinde süpürge tarzı şeylerle dolaşıyor, neyse ki bizim Yeşilçam'da en büyük büyü kırmızı gülle oynanan sahnelerdi, o günler de geçti.
  2. harry potter serisini ikinci kez okumaya başladım geçen ay. kargo firması yüzünden 3. kitap geç geldi ama neyse ki sağlamdı. özellikle azkaban tutsağı filmi bana hep büyülü gelmiştir. ilk kitabı dijital almıştım sonra koleksiyonluk baskısını görünce dayanamayıp sipariş verdim, cilt kalitesi mükemmel kesinlikle tavsiye ederim.

    (bkz: harry potter kitap koleksiyonu)
  3. kitabı ilk çıktığında almanya'da almıştım, türkiye'deki çeviri gecikmelerini uzaktan takip ederdim. şimdi 15 yıl sonra çocuklara okutuyorum ama aynı büyüyü bulamıyorlar.
  4. kitap okuma alışkanlığı olmayan gençler bile eline alıp bitiriyor, demek ki işi bilen yazmış. (bkz: j k rowling)
  5. kitaplari okurken bile buyuyle teknolojiyi kiyaslardim, hogwarts'a posta guverciniyle ulasmak varken simdi floo network'u modem gibi dusunuyorum. ozellikle hizli internet baglantisi olmayan bir buyucu dusunemiyorum.
  6. oh harry potter diyince içim kıpır kıpır oluyor. bir kitapçıdan online sipariş vermiştim çocukluğumda bugüne kaç saattir gelmedi hala bekliyorum. al işte sihirli mi nedir bu kargo işi, hem kitap okuyup hasret çek, hem paketi mesajı. iksir tarifi gibi, rossmann ürünü stoklasan daha hayırlı.
    (bkz: sahibi olduğum asa)
  7. harry potter serisini her okuyuşumda keşke böyle bir arkadaş grubum olsaydı diyorum. ron, hermione, hep birbirlerine destek. iş yerinde mobbing gördüğüm anlarda aklıma dumbledore'un 'mutluluk karanlıkta bile bulunabilir' lafı geliyor. evet ama mutluluk bazen bir ofis köşesinde asla bulunmuyor ne yazık ki.