• bugün (173)
  1. açık konuşayım, psikolog tavsiyesi dediğiniz şey aslında kişiye göre değişen bir optimizasyon süreci, yani herkese aynı ayarı öneremezsiniz ki. deneyip göreceksiniz, veri toplayıp üzerine düşüneceksiniz, başka yolu yok.
  2. psikolog tavsiyesi almak isteyenlerin ilk sorusu genelde 'nereden başlamalıyım' oluyor. öncelikle psikolog ve psikiyatrist arasındaki farkı bilmek gerekiyor, çünkü birine ilaç yazma yetkisi sadece psikiyatristte var.

    online platformlarda oturum yapmak da artık yaygınlaştı ama her platform aynı kalitede değil. araştırıp, referans kontrol edip, ilk birkaç seansta size uygun mu diye değerlendirmek en doğrusu; uyumsuz bir terapistin size faydası olmaz.
  3. eskiden derdimizi komşuya anlatırdık, şimdi saat parası verip birine anlatıyoruz. tavsiye diye verdikleri de çoğu zaman 'kendine zaman ayır' oluyor. yeşilçam'da bir omuz vardı, o bize yetiyordu sanki. neyse, devir değişti, biz de alıştık diyelim.
  4. psikologa gidince de sonuçta randevu alıyorsun, sıra bekliyorsun, seans ücretini elden ödüyorsun. sgk'nın bu işlere desteği yok canım, iki laf edecek diye aylık servet veriyorsun. ha yok demiyorum işe yarıyor da, sadece benim emekliliğim bu dünyanın parasıyla geçinmeye yetmiyor arkadaş.
  5. iyi bir psikolog sana ne yapman gerektiğini değil, neden bunu yaptığını fark ettirir; taşınırken eşyaları yanlış kolilediğim gibi, senin de duygularını yanlış kutuladığını gösterir.
  6. beni bu fikre iten şey aslında yürüyüş sırasında fark ettiğim bir dükkan vitriniydi. sanki insanlar birbirine bunca yakınken en çok yalnız kaldıkları an, işte o vitrindeki gibi soğuk cam arkasında kalınıyor. terapi denen şey de bazen bu cama bir nefes üflemek; büyük müdahaleler değil, daha küçük, daha insani bir alan yaratmak.

    dolayısıyla tavsiyem: bir sınır çiz ve bunu konuş. duyguları lise defteri grisiyle de olsa yazdın mı, terapi süreci daha az madeni para gibi, daha çok sabırla büyüyen bir hediye paketi gibi geliyor.
  7. eskiden derdimizi mahalle bakkalına, komşu teyzeye anlatırdık, şimdi psikolog tavsiyesi diye bir şey çıkmış. kötü demiyorum ama o eski samimiyet nerede, o kapı önü sohbetleri nerede? insan kendini birinin karşısında saat başı para ödeyerek değil, dost meclisinde iyileştirirdi sanki.

    neyse ki yeşilçam filmlerinde bile vardı o bilge karakterler, oturur dinlerlerdi seni, bir çay koyarlardı, dünya dertleri bir anda hafifleyiverirdi. şimdiki nesil çok yalnız belki de o yüzden koşuyor böyle yerlere. eski günleri özlüyorum, insanlar birbirine daha çok dokunurdu.
  8. ayol herkesin dilinde bir psikolog tavsiyesi dolanıyor ama ben daha kendi online sepetimi boşaltamadım, terapi randevusunu bulan kargo takibini de çözer herhalde.
  9. şekerim bak ben bu konuda instagramda gördüğüm her şeye inanmıyorum ama iyi bir psikolog gerçekten terapi gibi, insanın içi açılıyor.

    arkadaşımın gittiği yeri ben de denedim, kargo gibi ilerledi diyebilirim: ilk seans bekleyiş, ikinci seans kafa karışıklığı, üçüncü seans rahatlama.
  10. ben denedim söylüyorum, üç seans sonrası insan gerçekten rahatlıyor, tıpkı yeni çamaşır makinesi kurulunca evin sessizleşmesi gibi.