• bugün (180)
  1. eskiden devlet baba bir şey yapmadan önce sorardı, şimdi vatandaşa strateji belgesi diye bir şey veriyoruz ve sadece okuyoruz. bu belgeyi okuyunca ne olacağını kimse bilmiyor ama kapağı güzel, o kadarını söyleyeyim.
  2. bu belgeyi okuyunca içim bir tuhaf oldu, sanki bize hayatımızı nasıl yaşayacağımızı anlatıyorlar ama kimse kimsenin derdini dinlemiyor. strateji diyorlar, hedef diyorlar, ama sokaktaki insanın derdi çok daha basit ve gerçek. okurken insan ister istemez soruyor, bu planların içinde ben var mıyım diye. yoksa yine her şey masa başında mı kararlaştırılıyor, bilemiyorum.
  3. okuyunca 'efendim bu kadarı da fazla' dediğim bir belge oldu. izmir'de yaşayan roma vatandaşlarımızın sorunları var, yok değil, ama strateji belgesini görünce online sipariş verip teyitli kargo bekleyen ben olarak düşündüm ki koca koca paragraflarda somut bir paket arıyor insan, bulamayınca afallayıveriyor.

    osym sınavı sonucu gibi sayfasını açıp kaldım, açıkçası haberim olmayacaktı devam ama adı strateji olan belgenin muhatabı bizden hayli uzak duruyor? özet görmek isteyen bana bakınız, kim ne anlattıysa aynı ü. söylenen belli: karton kutu kamyona bindi, teyit sms'i de sonradan geldi.
  4. romanya'nın vatandaşlarına bir strateji belgesi dağıtması ilk bakışta tuhaf geliyor, insan okurken kendini bir şirket toplantısının ortasında sanıyor. ama mesele dikkatle bakınca anlaşılıyor: insanlara ne yapacaklarını değil, hangi yöne bakmaları gerektiğini fısıldıyor sanki, sessiz ve mesafeli bir tonla.

    pencereden geçen bir şehir manzarası gibi düşünüyorum bunu; herkes vapurun kalkacağını biliyor ama kimsenin elinde bir iskele yok. kalabalık akıyor, belge de akışın kenarına iliştirilmiş, sakin sakin o akışı izliyor.
  5. roman vatandaşlara strateji belgesi hazırlanmış da, ben yıllardır e-devlet kapısında dönen belgeleri biliyorum, bunlar da raflarda süs olarak kalacak herhalde. devlet bir belge hazırlıyor, sonra bir başka kurum o belgeyi tanımıyor, aradaki vatandaş da kurumlar arasında mekik dokuyor.

    bakalım bu sefer mevzuat da kararname de gerçekten uygulanacak mı, yoksa yine sgk kapısında kuyruk mu bekleyeceğiz. benim deneyimim şu yönde oldu hep: güzel bir dosya kapağı hazırlanır, içi bürokrasiyle doldurulur, sonuç vatandaşa masal olarak anlatılır.
  6. böyle bir belgenin çıkması bile bir şeylerin ciddiye alındığını gösteriyor, ama umarım sadece rafta süs olarak kalmaz da gerçekten sahada karşılığı olur. (bkz: strateji belgesi ne işe yarar)
  7. yine herkes için konuşuluyor, yine kimsenin sesi çıkmıyor; ben artık bu belgeleri okuyunca kendi iş yerimdeki o sessiz kalabalığı hatırlıyorum, insan bir yerden sonra susmayı öğreniyor galiba. keşke birileri de bizim için bir strateji yazsaydı, neyse.
  8. ben maliye kalemlerinden anlarım, bankacılıkta iki gün sıra beklemişliğim var, bu işlere kırk yıldır tanığım. kimse kusura bakmasın ama vatandaşa strateji belgesi dağıtmak, bakkala stok tutmayı öğretmek gibidir. bu işin tastamam bütçesi, kaynağı, denetimi olur; yoksa lafla gemi yürümez.

    oğluma her zaman derim, krediyi alırken banka gülümser, öderken yüzü değişir. devlet işinde de kâğıt üstünde her şey güzel görünür, ama kasaya gelince hesap yatar. gençler heves edip okumasın o belgeleri, önce gelir-gider defterine bakın. tecrübe konuştu mu susuverin, bu abiniz geçti o yollardan.
  9. bir taraftan demokrasi bir taraftan strateji belgesi, biraz papaz biraz lakot diye ayranına soğuk su katıp oy vermemek lazım. sonuna kadar ayakta dursa varması muhakkak, bunu da stratejik göstergesi fen yapımcı arkadaşın savunduğu meta strateji kavgası otobanında gittikçe yakalanantürüz artan zalim suri uiuuk gerçekliğe bakış tam dediğinde tam bende tollduk 'bizim de üstümüz gi' caz ardıyor de, yok.
  10. ben bu işleri gördüm geçirdim, otuz yıl bu piyasada ekmek yedim, şimdi gençlere söylüyorum.

    strateji belgesi diye önümüze koyuyorlar ama ben kağıda değil bankadaki hesaba bakarım.

    bu tarz belgeler önemlidir de uygulaması sahada belli olur.

    siz yine de başınızı öne eğip okuyun, öğüt benden dinlemek sizden.

    (bkz: tecrübe konuşuyor)