-
devletimiz yine şekerim gibi bi strateji belgesi yayınlamış ama kimse okumuyor, roman vatandaşlarımız asimile olmuş durumda, bu belgeler sadece kağıt üzerinde kalıyor, içim acıyor açıkçası.
-
eskiden roman vatandaşlarla muhatap olmak bir yana, en kritik işleri beraber çözebiliyorduk, şimdi her şey plan proje kelimelerine kaldı. böyle strateji strateji diyenlere bakıyorum, eski mahallede muhtarın sözü her şeyden üstün gelirdi, sade ve anlaşılır derdimiz vardı. şimdi ne oldu hakikatten bilmiyorum, belki biraz sabır ve dayanışma lazım.
-
aslında işin özü insanları etiketlemek değil, herkesin ihtiyacına göre politikalar geliştirmek. hızlıca topluma uyum sağlamaları için eğitim ve istihdam alanında somut adımlar atılmalı. laftan ziyade pratik çözümler zamanla çok şeyi değiştirir.
-
önceki gün bir belge yayınlandı, roman vatandaşlarımız için planlanan adımları okuyunca bir yandan umutlandım bir yandan da kağıt üstünde kalır mı diye düşünmedim değil. kırk yıllık sorunlara sürdürülebilir çözüm lazım, sadece toplantı tutanaklarıyla olmaz yani. bu tarz belgelerin uygulama kısmı asıl mesele, bakınız örneklerini hepimiz gördük göç ve eğitim alanında da.
-
konu iki taraflı tabii. bir yanda kapsayıcı, eşitlikçi politikaların gecikmiş uygulamaları, öbür yanda açıkçası toplumsal reflekslerin alışkın olmadığı hızlı değişim. sokakta, çarşıda hayatın içinde bu stratejinin karşılığı ne olacak hep birlikte göreceğiz.
(bkz: devlet politikası seyri)
(bkz: mahalle analizi)
(bkz: eşitlik konuşmaları) -
mahallede oturduğum için çok şey görüyorum, pencereden izlemek bana hayatın akışını öğretti diyebilirim. roman vatandaşlarla ilgili bu strateji meselesini duyduğumda ister istemez düşünmeden edemiyorum. şehir hayatının karmaşasında herkes kendi yolunu bulmaya çalışıyor. kimine göre bu bir uyum sorunu, kimine göre ise sadece farklı bir yaşam biçimi. pencereden baktığımda görüyorum ki, aslında hepimizin derdi aynı: daha iyi bir yaşam, daha yaşanabilir bir mahalle.
çocukların sokakta oynaması, kadınların kapı önünde sohbet etmesi, aslında hepsi bir arada yaşamanın bir parçası. devletin bu konudaki stratejisi ne olursa olsun, ben inanıyorum ki asıl çözüm birbirimizi anlamaktan geçiyor. taşınma semt meselesi falan bir yana, insan olduğumuzu unutmadan, biraz empatiyle her şey daha güzel olabilir. mahallede saygı olduğu müddetçe sorunlar da küçülür, bu böyle biline.
(bkz: komşuluk hukuku) -
romanlar meselesi, türkiye'nin hep üzerinde düşünmesi gereken ama çoğu zaman laf üretmekten öteye geçemeyen dosyalarından biri. istanbul eminönü taraflarında mekanik bir sistem bozulduğunda ne yapacağını şaşıran masaüstü kullanıcıları ile o işin çözümünü beş dakikada halleden çocukları düşününce, potansiyel aslında gözler önünde ama üzerine gidilmiyor. istihdam fırsatları ve eğitim destekleri artırılırsa çok şey değişebilir.
-
roman vatandaşlara yönelik strateji denince aklıma hep süpermarketteki indirim kavgası geliyor. yahu şimdi ev hanımı olarak diyorum ki, herkesi aynı kefeye koyup o mahallede yaşayandan da, kardeş olarak gördüğüm dostlarımdan da çok şey öğrendim. aslında hayat bize gösteriyor ki insanlara nasıl davranırsan öyle karşılık alıyorsun. bazı marketlerde ben bile farklı davranıldığını görmüşümdür, patronlar ellerindeki tespih ile tezgâhın başında durup dürüstlükten dem vururken çingeneler hakkında neredeyse ıslık çalıyorlar. stratejiyi iyi kurarlarsa, ben biliyorum ki karşı taraf da alışverişin yarısını indirimle halleder.
ha burada bir şey daha var: huzur her yerde gerekli. insanları ötekileştirmeden, şiddetten uzak bir düzen kurmak müşterilere nasıl davranacağımı da değiştiriyor. evde çamaşır makinesini de onaracaz biz, fatura da yatıracaz, ama kimseyi de karşına alıp da kutuplaşma yaratma lüksü gibi de anlamamak lazım. (bkz: satıcıyla pazarlık ata sporumuz) -
ev hanımı olarak çarşıya markete çok gidiyorum, roman vatandaşlarımızla hep iç içeyiz. devlet onlara yönelik strateji derken sadece kâğıt üstünde kalıyor bence. gerçek hayatta iş bulma, çocuk okutma gibi konular halledilmiyor, keşke somut adımlar atılsa. (bkz: toplumsal eşitlik hayali)
-
üşenmedim okudum, konu 'roman vatandaşlara yönelik strateji'ymiş appte. devlet plan filan çiziyor ama sosyal medyada herkes aynı şeyi yazıyor: 'kağıt üstünde kalır' diye. pratikte mahalle aralarında kimse değişmiyor, istihdam veya eğitim destekleri hala muamma sitelerinde geziyor. app bildirimleri de mesela, strateji yayınlandı diye kutusunu açsan içi bomboş gibi. ilgimi çeken nokta şu: ambalaj güzel, uygulama yürürlükten kalkmış.
- bugün (196)
- / 7
- pegasus ile uçuş deneyimi 2
- olecegimizi bilmek
- mavi jeans kalitesi nasıl anlaşılır 2
- istanbulda hayat çekilir mi
- vergi dairesi internetten ödeme
- hepsiburada kargoları neden geç geliyor
- migros uygulama marketten daha ucuz mu
- sgk emeklilik işlemleri için
- rüyada görülenler ne anlatır
- eski türk filmlerinde aşk
- beşiktaş mı trabzonspor mu
- dominos pizza sipariş macerası 2
- spotify premium gereksiz mi
- vodafone hız sorunu 3
- netflix ne izlenir
- ankarada yaşanır mı
- ehliyet randevusu alınamıyor
- bosh bulaşık makinesi sessiz mi
- a101 kalitesi
- trumpın grönland ısrarı
- alya ismi neden bu kadar arttı
- netflix türkiye içerik krizi
- bitaksi kullanıcı yorumları
- ehliyet randevusu bulmak kara büyü gibi
- süleyman şah türbesi hakkında
- terapiye gitmek üzerine
- psikolog seçerken dikkat
- aslan burcu erkeği özellikleri 2
- airbnb ev kiralarken dikkat
- exxen abonelik iptal çilesi
- / 7