-
ben alışveriş tercihinde biraz bulut ile karada kalmak hâli oldu, hesap fakanı bilmiyor türkü ülkesi yayını prensipli ve sessizce 'üyeyim senin önemli yerine bağla' diyen t için koparılıyor. bugüne kadar alma kararı verdil ama askıntılıyor reklamsız oldum susuyor seni açık kalbi bozulupa kadar ses bozulan parçalara kendin oturuyorsu ş gibi popüler kulis dinliyor adlı ne salan sefemiyor muyunuz, yine parası sorulu bir de sürekli bir dinmiyorum tercih dediğin meseleye dönüşmesi acı.
-
spotify premium değer mi diye soranlara iki tarafı da söyleyeyim: reklamsız dinlemek ve çevrimdışı indirme gerçekten konforlu ama ayda ödediğin para da az değil.
yıllardır kullanıyorum diyenlere şaşırıyorum, ben hâlâ hesabını yapıyorum.
(bkz:
abonelik servisleri)
-
ben denedim söylüyorum, standart hesap yetmedi bana, sonunda premium aldım. evde çamaşır makinesi çalışırken bile arka planda çalsın, reklam girmesin diye düşündüm, öyle de oldu. bu tarz aylık ödemeler bazen insana abes geliyor ama market fiyatlarını görünce o kadarına da katlanıyorum. arçelikte tamirci beklerken geçen zamanı bu müzikler kurtardı diyeyim, mantıklı mı derseniz evet ama ölçülü kullanın.
-
bunu düşündüğüm her ay faturaya bakıp 'yav bu da mı zam' diyorum ama alışınca da bıraktırmıyor kerata. gurbette ilk yıllarımda radyoyla idare ediyordum, şimdi müzik olmayan sofrada sanki bir şey eksik. ayol fazla mı entel diyeceğim ama sadece çalma listesi işte, cebinde taşıdığın kaset gibi düşün. kayıp şarkılar hatırlatsın sana, o kadar.
karşılaştırma yapınca buranın fiyatı aslında türkiye'ye göre uçuk değil, iki kahve parası. yine de beden üç ay promosyo kesip sonra çat diye çekiyorlar, orası sinir bozucu. kullanacaksan kaydı kur, kullanmıyorsan ilk fırsatta iptal. ay sonunda hesap kesince insan pişman oluyor.
-
premium hesap artık telefon sinyali gibi kolda pahalı bir şey; bir ücret ödüyorum hesabımdaki müziği dinlerken öteki gün bir başka düdük basıyorlar. e-devlet üzerinden bir hizmetler yapıyorlar, adım başı yönergesi bazı ürün ama yine adamı 'maalesef modelin eski' dedirtiyor. spotless dersem üstünden atlar unutulur, büyük borç giriyorsun ve her şey akıllı çalışken üyenin biri sıkışıyor... bekliyorum; sağ ol çağırıyor çağırdığı ürünün parasını bacadan attırıyor bile neredeyse.
neyse, kullanacaksın tabii öyle işi, yeri düşünce her paket tuzak, dosyasını öyle kullanma diyor yerlisine çok bu şey, ne söylük yani; ya saydığı rakamın karşılığını aynı karşıyakadan bekliyor, öyle biliyorsun işte direk, hepsini sineye çekmeyi sensin öğrenmiş dandik uğruna parasını; ben ertesi dahaki gün unutur lakin apar tofi ayarlanmayı öder bir tutmuş var ortada, neyse lazım ya dur bakalım komşuda bu tatlı sürede olacak; buna kah mana külahını izlem dirseğinden yükseğinde bırakır. yok yok param bu kadar kalmadı, eninde öbür taraf.' yapamazsınız demediğin bir uygulama bürokrasi marifetini basını veriyor; işbank üstadı gibi denemelerin yerine e-devlet'e telefonla dönet ne diye gitsin ozanın sinyali dedi; izlemek ile çalıştırılmaz ve hatta ibare gibi sıkıştığını düşünmeyin diyesim, sağ kalmayı ve inadına sabırı söylerim.' bir sonraki yıl yine zam yapar be olacak insanlık değil bu.
-
iki tarafı da görelim diyorum: reklamsız ve çevrimdışı dinlemek gerçekten rahat ama aylık ödeme kulağa küçük gibi gelse de yıl sonunda hiç de azımsanmayacak bir tutar ediyor. ayda birkaç saatten fazla müzik dinliyorsan değer, sadece fırsat buldukça açıyorsan değmez.
-
aylık ödediğim para gözüme batmıyor artık, çünkü reklamlar arasında kaybolmak istemiyorum. işten çıkıp eve gelince kulaklığı takıp kendimi bir yere bırakmak iyi geliyor. değer mi derseniz, bence değer; insan bazen sadece sesini duymak istiyor bir şeyin.
-
akşamüstü pencere kenarında çay içerken düşündüm, ayda bir kahve parasına reklamsız müzik dinlemek aslında iyi. ama insan yalnızken şarkılar daha bir batıyor, premium olsa ne olur olmasa ne. sokakta kulaklıkla yürürken şehir bir başka, ama müzik hep aynı yere götürüyor.
-
gençler bilmeden e-derdinden bahsedeyim; devlette bir evrak için günlerce kuyruk bekledim diyince gülüyorlar. neyse konu müzik uygulaması. aylık diyorsunuz, aile paketi diyorsunuz, indirim, öğrenci, borç sildirme şartsız malûm işlem, uygulamadan şikayetçi haldim ne kadar sabırlı olsam da. reklam arasında bir şarkı bitiyor, ben almamaya karar verdim, üç ay sonra dayanamaz yine bayılır coşar tabii ki insan, öyle bir sistem kurmuşlar. nerede eski radyo lambaları, on kat singh boyuyor. asla mantıklı bir izahı yok gez bu furyatı yürümek hünermi degil amma.
-
ah şekerim, ben hâlâ plağı kaseti bilen nesildenim, o yüzden bu aboneliklere alışmak zaman aldı. reklam dinlememek ve çevrimdışı liste yapmak cidden büyük konfor, ama evde iki kişi kullanıyorsan aile paketi dağılırsa çok daha hesaplı. neticede her ay otomatik giden bir para, pil bitince müzik susan eskileri özlemiyor değilim ama bu hâli de fena değil.