-
valla ben bu markayı yıllardır alıyorum, bursa'da büyüdüm, sütün nasıl olması gerektiğini anamdan öğrendim diyebilirim. sütaş'ın yoğurdu taş gibi oluyor, kaşığı sokunca ses çıkarıyor resmen, markette rafları karıştırırken hep onu tercih ederim. ama kargo işine gelince hep bir sorun çıkıyor, geçen sipariş ettim ürün iki gün geç geldi, sütlerin bir kısmı ısınmış gibiydi, hemen müşteri hizmetlerini aradım hallettiler sağ olsunlar.
kızlar diyorum ki ben bunu denedim söylüyorum, beyaz eşya alırken arçelik-beko'dan şaşmam ama gıda işi ayrı, ürünü aldığın an son kullanma tarihine mutlaka bak, öyle acele etme. sütaş kaymaklı yoğurdu bir kere aldın mı başkasını almazsın, abartmıyorum, gerçekten fark var.
-
sütaş süt ürünleri benim için çocukluğumun mutfağı resmen. annem marketten getirirken o beyaz kapaklı şişenin sesi vardı ya, işte o ses hâlâ kulağımda. sonra gidip online sipariş verdim, kargo ertesi gün geldi, kaymak o kadar güzel çıktı ki sabah kahvaltıda resmen festival havası vardı evde.
ama şunu da söyleyeyim, günümüzde yoğurdu market rafından almak başka, kaymağını beklemek başka bir zevk. ben bu markanın bazı ürünlerine bayılıyorum, ayranı buz gibi olunca içim serinliyor valla, resmen izmir sıcağına ilaç gibi.
-
vaktiyle sütaş dediğin eskişehir'in gözbebeğiydi, şimdi market rafında bakıyorsun yoğurt su salmış, ayran köpürmüyor eskisi gibi. fiyatı da almış başını gitmiş, emekli maaşıyla yoğurt alacaksın diye hesap kitap yapıyoruz ayol. bir zamanlar köydeki teyzemin yaptığı yoğurt gibi kaymak tutardı, şimdi kaşık değdi mi hemen dağılıyor. bürokrasiye alışığız da bari süt ürününde bizi üzmeyin. bu da böyle bir memleket meselesi oldu işte.
-
sütaş deyince aklıma direkt sabahın altı buçuğunda kapıya gelen kargo geliyor, yok öyle bir şey tabii ama ben yine de uygulamadan sipariş verince iki gün beklemek istemiyorum, süt bu sonuçta, bozulur. kaymaklı yoğurdunu denedim geçen, fena değil ama fiyatı görünce bir durup düşünüyorsun, markette aynı şey daha uygun sanki. yine de ambalajı temiz, son kullanma tarihi net, o yüzden güvenip alıyorum.
sütaş'ın en sevdiğim yanı istikrarı, her seferinde aynı tat, sürpriz yok. ayranı da yazın buz gibi gidiyor vallahi, şişesi bile nostaljik. ama şu tek kullanımlık küçük boylara bir tık fazla para istemeleri can sıkıyor, neyse, napalım alıştık.
-
kefirini aldım geçen hafta, son kullanma tarihi okunacak kadar net, ambalaj da psu'yu garantiler gibi sağlam. sütte şaheser bir tutarlılık var, cpu stabil diye buna derim ben.
-
açıkçası markette sürekli tercih ettiğim marka oldu yıllardır, ne çok öveceğim ne de yerin dibine sokacağım bir orta yol ürünü işte. iki tarafı da görelim dersek, fiyatı biraz üstte ama kıvamı tutarlı, o yüzden sepete hoş geliyor.
-
ayol bu markanın kaymağıyla büyüdük, şekerim, inkâr edemem. ama online sipariş verdim geçen, kargo geldi ki ne göreyim, yoğurdun kapağı açılmış sanki depoda halay çekmişler. neyse ki sütler sağlamdı, sütlaç yaptım da kendime geldim. artık marketten alıp kolumda taşıyorum, kargo macerasına girmiyorum bile. (bkz:
kargo)
bu tarz dertler bitmez.
-
sütaş süt ürünleri bu konuda çok iddialaşan bir marka şekerim, ben denedim söylüyorum kaşarı da yoğurdu da bayağı güzel. gerçi arçelik buzdolabımda bir kere tarihi geçirdim, ama olacak o kadar canım, süt bu, nazlanmaz.
-
yurtdışında dört yıldır yaşıyorum, burada rafta gördüğüm her yoğurdun kapağını alman malı görmekten bir tuhaf oldum.
memlekette en basit süt ürününe hasret kalan bir gurbetçi için sütaş reyonu bile iç burkan bir yermiş, bunu ancak ayrılanlar bilir.
-
yıllardır raflarda aynı istikrarı koruyor, bir yanda fiyatı diğer yanda kalitesi var ama tüketici olarak ikisini de tartmadan karar vermek zor.