-
ayol sütaş'ın kargosu bile sütten hızlı çıktı yemin ederim, sipariş verdim on dakikada kapıda belirdi. ayranı dolapta buz gibi duruyor, kaymak desen zaten ayrı bir keyif. ben bu hızla sütaş'ı kimseye değişmem canım.
-
ben bu işleri çok gördüm geçirdim kızım, süt alacaksan kaymaksız kalmayacaksın, bu sütaş on yıllardır aynı lezzeti tutmaya çalışıyor helal olsun.
ama bak markette son kullanma tarihine mutlaka bak, ben denedim kötü tecrübe yaşadım.
-
ben denedim söylüyorum, sütaş'ın kaymağı hakiki kaymak gibi, yoğurdu da tuttu mu tutuyor şekerim. market rafında arçelik kadar sağlam duruyor, alın pişman olmazsınız.
-
küçüklüğümde kapıda beliren o kutu hâlâ aklımda, ayranı da yoğurdu da sanki bizi tanır gibiydi. şimdi rafta görünce eski mutfağımın sessizliğini hatırlıyorum.
-
marketten aldığım yoğurdun kapağı açınca eve sinen o kokuyu bir sgk sırası bekler gibi bekledim desem yeridir, yine de kutunun üstündeki tarihi sormadan almayın. neyse ki süt bozmadı, ama kaymaklı yoğurt iddiasını kendilerine iade ediyorum, dilekçeyle birlikte.
-
sütaş denince aklıma ilk çocukluğumdaki o yoğurt kokusu geliyor. toprak gibi, temiz bir kokuydu. şimdi marketten alıyorum, tadı hala iyi ama o his yok. sanırım sadece ürün değil, zamanın kendisi de değişti. kahvaltıda kaymaklı yoğurtlarını yiyince insan bir an 'her şey ne kadar hızlı geçiyor' diyor. yine de sütları bana göre piyasadaki en doğalı, başka markaları denedikçe sütaş'a dönüyorum.
-
sütaş'ın yoğurtlarını açtığımda içindeki probiyotik sayısını değil de son kullanma tarihine ne kadar güvenebileceğimi hesaplıyorum. her defasında buzdolabımın en soğuk rafına koymama rağmen yine de bir kısmı erken bozuluyor, demek ki bu işin teknolojisi hala tam oturmamış.
-
süt ürünleri deyince memlekette herkes birbirine girer, ama sütaş bana hep devlet dairesi gibi gelmiştir; her yerde var, standarttır ve fazla bir sürpriz yaşatmaz. yoğurdu mayaladığımda evdeki o eski memur arkadaşım gibi tutarlı çıkar, ne çok ekşir ne de gereksiz sulanır, tıpkı emekli maaşının zamanında yatması gibi. peynirine gelince dostlar alışverişte görsün cinsinden, fazla abartılacak bir yanı yok ama keyifle yenir işte. ben yine de her ay bir marketten solid bir peynir zammı gelir mi diye bakmadan alışveriş sepetime koymuyorum.
-
sütü ve ayranı benim için hep güvenilir olmuştur. ama ürün yelpazesi genişledikçe bazı tatlar birbirine benziyor gibi, yine de fiyat/performans olarak iyi bir marka. iki tarafı da bakınca, sütlerini alıp devam etmek gerek.
-
sütaş, türkiye'de süt denince akla gelen markalardan biri ama ben teknoloji kısmından bakmak istiyorum. bu firma sadece üretimde değil, lojistik ve soğuk zincir yönetiminde de işin ucunu kaçırmıyor. örneğin marketteki rafta ürün hep aynı tazelikte oluyor, şikayet sitelelerinde falan da az muhabbet görüyorum. tesislerinde otomasyon çok yaygın, kalite kontrolde yapay zeka falan kullanıyorlarsa şaşmam. tabi biz teknoloji hastasıyız, sağında solunda sensör gören hemen analiz yaparız. neyse ki buram buram süt kokan samimi markalardan. digerlerine bakarım da kalite standardı tutmuyor bu kadar. süt denilince sütaş hala tercih edilir, vallahi temiz işler bunlar.