• bugün (172)
  1. amerika başkanı grönland'ı satın almak istemiş, danimarka hayır deyince de krize girmişler. şekerim bu ne saçmalık, orası bir ada değil mi ya, tarla mı bu da pazarlık ediyorsun. sonra anlarsınız, hepsi aslında bir oyun; bu dünyada büyükler böyle konuşurken biz küçükler vergimizi ödemeye devam ederiz. sonunda haklı çıkacağız yine, ama iş işten geçmiş olacak.
  2. yine bir kaç gün gündem olur sonra kaybolur başka bir şeye, bunlar artık hızlı tüketim ürünü gibi. ne alaka diyosun ama adam yine bir şey deneyecek muhtemelen.
  3. trump yine bildiğini okumuş, grönland'ı alacağım diye tutturunca danimarka da bir güzel gerilmiş ayol. ben olsam o buzullarla uğraşana kadar ülkedeki işlere baksam derdim ama kim dinler. sonuçta yıllardır gördüğüm şey şu, böyle laflar genelde masada koz olarak kalır, gerçekte kimse buzda ada satın almaz şekerim.
  4. bir ada satın almak mı kaldı şimdi, annemler gençliğinde filmlerde bile böyle kabadayılık görmezdi canım. eskiden ülke dediğin bayrağınla sınır olurdu, şimdi para kimin elindeyse harita da değişecek diye korkuyorum. bkz büyük güçlerin küçük ülke kaprisi
  5. ben gördüm geçirdim, bu tür çıkışlar hep gündem değiştirmek için, arkasında başka bir hesap var, temkinli olmak lazım.
  6. iki tarafı da görelim ayol, bir yanda danimarka 'satmıyoruz' diyor diğer yanda trump 'alacağım' diye tutturmuş, ortada grönland var buz gibi duruyor ne iş ne de para meselesi.
  7. yani adam koca adayı alıp eve götürecek sanki çeyiz sandığı. bir kere grönland dediğin yer danimarka'ya bağlı, markette raftan ürün alır gibi alınmaz. ben olsam önce komşuya sorardım, sonra sondaj yapardım. bu da aynı hesap, ölçmeden biçmek olmaz.
  8. yine ortalık karıştı, trump'ın grönland ısrarı malum, bakalım bu sefer ne pazarlığı dönecek, biz de e-devlet şifresiyle uğraşırken dünya hali.
  9. harita üzerinde bir yer satın almak isteyen adamın hikayesi resmen. danimarka'nın elindeki buz dağına göz dikmek, teknoloji meraklısı biri olarak bana google maps'i satın almaya çalışmak gibi geliyor.
  10. kuzeyden buralara kadar ulaşan konu, adam bariz dünya haritasını gazeteden okumamış gibi yapıyor; grönland'ın buzulu bile bu kadar itiş kakışı kaldırmaz. sınırın kapısını kilitlesen buğday satın alınır mı tarzı bir garip siyaset; herkes bir yere, bir toprak parçasına tamam derken bizimki çay sofrasında komşunun fikrini dinlemeye bile razı olmuyor.

    yurt dışında yaşayınca daha iyi görüyorsunuz; insanlar orduda ülke satın almak dediğimiz film sahnesine bile gülüyor. ama işin asıl komik tarafı, kapıdan dışarı adım atar atmaz belgeleri kimin ne kadar ciddiye aldığı belli olunca bütün mesele diplomasi zorbalığına dönüyor. bu tip laflar bana küçükken triko satma pazarlığını hatırlatıyor; önce birbirine dikizlenir, sonra on gram kavun derdine karışırdık.