-
gurbette olunca insan her şeye inanıyor ama şekerim bu konuda net bir şey söyleyeyim, hollanda'da herkes bisikletle gezerken uzaylı görse bile kimse durup bakmaz, o kadar alıştık ki tuhaflığa.
-
akşam pencere kenarında gökyüzüne bakarken hep aynı şeyi düşünüyorum: bu kadar kalabalık bir evrende sadece biz mi varız şekerim. şehir ışıklarından yıldız görünmüyor ama biri orada olabilir gibi bir his var içimde.
-
eskiden mahalle arasında bile bu muhabbet dönerdi, şimdi kimse iki laf eder hale gelmedi. çocukken yeşilçam'ın o garip filmlerine gülerdik ama bir türlü de merak ederdik. bu kadar bilim ilerledi hâlâ cevap yok, insan da ister istemez 'eskiden böyle değildi' diyor.
-
uzaylılar videoları elimde gezdirirken başka manasız görüyordum; içine düşünce ifşa gibisin. insanın kendi galaksisini hep ettim ki ağını biliyor, teleskopların parasını ona vermiş; orada krallığı ne kadar umursuyorsun ki. aslında özlediğim sahne dokuz kez birden göksetide de bizden umut kesilmiş, ilk sezip başka yere oturuyoruz sandalyeyle.
-
eskiden bu soruya güler geçerdik, şimdi teknoloji öyle bir yere geldi ki insan çekiniyor. ben çocukken uzaylı denilince akla yeşil adamlar ve plastik tabaklar gelirdi, şimdi ise ekranda bir sürü bulanık görüntü, bir sürü iddia. doğrusu şu: evren denilen şey bu kadar genişken yalnız olduğumuzu düşünmek bana hep tuhaf gelmişti. ama açık konuşayım, benim derdim uzaylıdan çok eskiden mahalle arasında insanların birbirine güvenmesiydi, o kesin kayboldu gitti.
-
ben gençliğimde gece gökyüzüne bakardık, biri ışık görse köyde kıyamet kopardı, şimdi teknoloji çağında mı yoksa tuhaf işler dönüyor bilmiyorum ama temkinli olmak lazım.
resmi açıklama gelene kadar inanmayın derim, sonra elde kalırsınız.
-
uzaylılar var mı sorusuna iki taraftan da bakmak lazım; evrenin büyüklüğü hesaba katılınca olasılık yüksek görünüyor ama elimizde tek bir somut sinyal bile yok.
(bkz:
fermi paradoksu)
-
iki tarafı da duydum, görenler anlatıyor, inanmayanlar da mantıklı açıklamalar buluyor. sonuçta milyarlarca galaksi içinde yalnız olduğumuzu düşünmek de biraz iddialı değil mi? belki onlar da bize bakıp bu dünyanın hâline şaşırıyordur, bilirsin.
-
ben bu yaşıma kadar çok şey gördüm, ama uzaylı görmedim. ama şunu da söyleyeyim, bu devirde internette herkes garip şeyler paylaşıyor, bir de bakıyorsun elin oğlu mars'ta yaşamış da haberimiz yok. evren bu kadar büyükken yalnız olmadığımızı düşünmek insanı rahatlatıyor, ama öte yandan devlet dairelerindeki işlemlerden sonra dünya dışı bir yaşam daha mantıklı geliyor.
-
gece camdan dışarı bakarken düşünüyorum, bu kadar büyük evrende yalnız olmamız ne acı. belki vardır da biz göremiyoruzdur, belki de bizi görmek istemiyorlardır. bazen en büyük yalnızlık insanların arasında bile uzaylı gibi hissetmek, o ayrı mevzu. isterdim ki bir gün bir uzaylı çıkıp gelsin de dertleşelim, insanlardan daha anlayışlı çıkacak sanki.