-
uygulamada sürekli "yolda" görünen siparişim tam kırk yedi dakika sonra gelince artık teorik olarak oruç tuttuğumu varsayıdım, helal olsun api haritası benden iyi çalışıyor.
bu tarz bakınız gecikme yaşayan var mı
bu tarz bakınız kurye takip haritası ifşa
-
ya ayol şekerim benim siparişim geleceğine adeta torunum askerden döner daha çabuk gelir, kurye yola çıktı diyorlar ama ben bu arada karnımı değil ruhumu doyurmuşum çoktan.
-
en son 80 dk'da geldi, kurye değil taksi çağırsam daha hızlıydı, sonra bir mesaj 'yoğunluk var' bit kadar da gecikme telafisi yok.
-
kurye gecikince ben de arçelik servisi gibi dakika sayıyorum, çünkü o yemek soğuduysa bütün akşamın tadı kaçıyor. yeri geliyor kargo beklemekten beter oluyor,
yolda gözüküyor diye diye aç kalıyoruz.
-
abla yine map'te kurye dönüp duruyor deli gibi, soğumuş döneri beklemekten fenalık geldi artık. iki saat önce'den sipariş verdim hâlâ 'hazırlanıyor' yazıyor, öff çok kötü bir uygulama bu aralar valla.
-
ya bu aralar iyice abarttılar. sipariş veriyorum 40 dakika diyor, 1.5 saat sonra kapı çalıyor. bir de uygulamada kurye yola çıktı yazıyor ama yarım saat aynı yerde duruyor. aç kalınca insan sinirleniyor tabii. bir çözüm bulun artık, soğumuş yemek yemek zorunda değiliz.
-
şekerim ben emekli memurum, e-devletten tutun sgk'ya kadar ne kapılar aşındırdım, bir yemeğin gelmesini mi bekleyemeyeceğim. ama bakın bu kurye gecikmesi olayı ayrı bir bürokrasi ekolü olmuş, her aşamada ayrı bir bahane, ayrı bir imza bekleniyor gibi. sistem yine beni haklı çıkaracak, kağıt üstünde kurye yola çıktı görünüyor ama maddi gerçeklikte hâlâ mutfakta.
(bkz:
sipariş takip ekranı)
-
çocuklar, ben bu işleri otuz yıl önce garsonluktan yeni sıçramıştık, bir sandalye bile her şeye rağmen planından önce et lokantası mutfağı bir kaç bulaşık devirdikten sonra mantığını anlamış görürsün. bak o dönemde sipariş uçan hizmet mi vardı biz tezgahtaki bakkal abiye mahalleden seslenir domatesi öbürü de ekmek, üç fırın içinde sırada çocuklar orda beyninin hayali. bir önceki paragraf başladı ama baştan alıyorum, teknoloji cebinde kargosu transfer etmiş ama bu iş buz gibi olaylar yürümekle çalıştırm kaldı çalışan sistem yarım saat mevzusuna girme.
on yıl alışveriş analizini ayol bu laflarım kendine den atmıyorsan adam kırk yılda ulaşıyorsun size zahmet semtin pilavcısına sipariş verme. bana kalırsa da motive tabelaya sadece uygulamadan fiş için araba yolu için arkada ayol trafik var deniyor bu görgüsüzlük ama suç kuryeciğin pantolon cebinde ykb ve garanti birkaç tane zamanı oluyor. genelde bir tepsi uzayan videolar diziye atlamadan yetişmeyi düşünüyor bi aç susuz götürdüğün kadar aciliyet olabilmiyor yetişebilmek ki zamanla... adam bi bezelye yahniye talim zaten muhallebicisi varsa hiç olmaz heves ettim becayiş sanki parmağımla teslim zamanı bilgisinin yerleş kahveye varması.
fazla uzatıyorum tabi biliyorum benim zamanım o sen adnan kahveci bildiğin çırak mecburiyetim vardı ancak para da ucuz şimdi bu dijital osuruğun hakiki aşure manavından bi market rızkı rica ediyorsun ama ölçü yok.
-
akşamüstü pencereden bakıyorum, aşağıda motorlar bir sağa bir sola kıvrılıyor, kasklarının altında kim bilir hangi hayatlar. sipariş verdiğim yemek bazen yarım saatte geliyor bazen bir saat, ama gecikmeyi kuryeye yazmak bana hep haksız geliyor. trafik, rüzgâr, yağmur, her şey onların omzunda sanki şehrin bütün yorgunluğu.
semtteki kafelerin yoğunluğunu, sokakların darlığını düşününce geç kalan bir yemeğe sinirlenmek anlamsızlaşıyor. bir gözlemci olarak diyorum ki biraz bekleyin, nefes alın, geldiğinde sıcacık olsun yeter.
-
kurye bir türlü gelmiyor, ben de açlıktan bayılmak üzereyim, bu ne rahatlık anacım ya. sipariş vereyim dedim pişman oldum, soğuk pizza beklemek de bir tür eziyet.