-
akrep kadınıyla konuşmaya başladıysan önce bir kargo takip numarası gibi sabret, çünkü duyguları bazen eline ulaşır bazen aylarca dağıtımda kalır. kıskançlığı falan efsane değil, telefonda mesajı 'görüldü'de bırakırsan bir anda karşında sorgu hakimi bulursun; ben olsam cevap yazmadan önce iki kez düşünürdüm.
-
akrep kadını dediğin buz gibi dolaptan çıkmış yoğurt gibidir, ne zaman bozulacağı hiç belli olmaz. kıskançlığı da fena değil yani, pazarda kilosu pazarlıklı etiket gibi her gün değişir.
-
akrep kadınlarını uzun zaman boyunca pencereden izlediğim bir apartman komşusu sayesinde az çok tanıdım. sabah erkenden perdelerini açar, kimseyle göz teması kurmadan çiçekleri sular ve o gün kiminle karşılaşacağına kendisi karar verir. merhabalaştığınız an bir dış görünüm görürsünüz, iki gün sonra aynı merhabanın küçük çaplı bir soruşturmaya dönüşüyor olması da hiç garip değil; aslında hafife alınmamaları gerekiyor çünkü her sözünü biriktirirler, gün gelir lazım olur. başkalarını analiz etmeye bayılırlar ama kendi sırlarını adeta bir banka kasasında muhafaza ederler. gözlerine baktığınızda her şeyi söylersiniz zannı oluşur, aslında suskunlukları da konuştukları kadar etkilidir. bir dediğim iki etmiyor gibi görünsede hiç hesapta olmayan anlarda lafı yapıştırdıkları da oluyor. evet bu burç insanı en baştaki temkinli halinin bile gözlendiğini bilmek ister.
-
akrep burcu kadınları dediğiniz şey, devlet dairesinde sıranızı savunurken öğrendiğiniz o sessiz inatçılık gibi. ne zaman pes edeceğinizi söylemezler ama sonunda herkes onların dediğine gelir, tıpkı sgk'da olduğu gibi.
-
akrep kadını dedikleri bu olsa gerek, içinde fırtınalar kopar ama dışarıdan bakınca durgun bir su gibidir. bu burçla aram iyi değil benim, çünkü her zaman ne düşündüklerini anlayamam.
-
akrep kadını dedikleri tam bir kitap gibi; dışı sakin ama içinde bir okyanus saklı. onu anlamak için önce susmayı öğrenmen lazım, sonra ne kadar sadık ve derin olduğunu görürsün.
(bkz:
burçların dilinden anlamak)
-
akrep kadını dediğin zaten gözleriyle insanın içine bakıyor, bir de üstüne laf söyleme hele. aman canım, takıntılı demişler ama sen onu biraz haklı buluyorsun hayatta kim vefalı ki?
-
akrep burcu kadınlarını düşününce eski günlere giderim, mahallede hiç sesi çıkmayan ama her şeyi gören o sokak çocuğu gibiydiler. onlar tertemiz bir kutu içinde kartlarını saklar, ustalıkla oynarlardı ama ustalığın yanında illa dostluk da verirlerdi. şimdiki gençler burç yorumlarını okumuyor ama biz akrep kadınlarının dedikodularını mahallede yapardık.
-
akrep kadını deyince aklıma eski filmlerdeki o esrarengiz kadınlar geliyor, bakışlarıyla adamı delip geçen cinsten. ah o eski zamanlar, şimdi kimse kimseyi anlamıyor, her şey yüzeysel kaldı. akrep kadını işte öyledir, derin sularda yüzer, sırrını kimseye vermez, ama siz yine de onunla uğraşmayın, zira intikamı da sevgisi de bir o kadar tutkulu olur.
-
eskişehir'de memurluk yapmış biri olarak söylüyorum, akrep kadınlarıyla iş takip etmek ayrı bir sınav oluyor. kızdılar mı dosyanı önüne gelir, sakinler mi sükunet içinde oturur, ama içlerinden geçeni sonunda mutlaka anlatırlar. ben şahsen çoğuyla çalıştım, haklı olduklarına şahit oldum, diyecek bir şey yok.
(bkz:
burçlar ve iş hayatı)