• bugün (177)
  1. koton'dan alışveriş yaparken beden konusu tam bir muamma. geçen gün bir sweatshirt sipariş ettim, beden tablosuna göre m beden olmam gerekiyor ama gelen ürün hem dar hem kısa çıktı, sanki s beden göndermişler. sanki l almalıydım diye düşünüyorum şimdi. yani tablo ile gerçek ürün arasında bir tutarsızlık var gibi.

    bir de şunu fark ettim, aynı mağazada farklı ürünlerde bedenler tutmuyor bile. bir tişörtte m beden cuk diye otururken başka bir üründe m bedenden nefes almak imkansız. denemeden almak risk işi, benim gibi beden tablosuna güvenenler için tam bir kumar.
  2. pencere kenarından bir vitrini izler gibi bu bedenleri seyrediyorum, sanki her beden başka bir semtin kaldırımı; kimisi tam oturur, kimisi iki adım sonra bol gelir.
  3. kotonun beden tablosuna güvenmek e-devlet şifresini kaybetmek gibi, bir kere olmuyor ama sonunda hep sen suçlu çıkıyorsun canım. 38 beden dediği şey akrabalar arası hediyeleşmeye dönmüş, sen 40 al rahat et diyorum başka bir şey demiyorum.
  4. koton beden uyumu denince aklıma hep o meşhur kalıp farklılıkları geliyor. tecrübeyle sabittir ki kotonun beden tablosu ürün grubuna göre ciddi değişebiliyor. aynı beden bir gömlekte bol dururken bir pantolonda lastik gibi yapışabiliyor. ben yıllardır alışveriş yaparım, insan bir kere yanılınca bir daha aynı hataya düşmüyor.

    benden söylemesi, sipariş öncesi yorumları okuyun; özellikle kalıp hakkında yazılanlara dikkat edin. bir de mümkünse mağazada deneyip öyle alın, çünkü bu işin şakası yok. yoksa iade kargosuyla uğraşır durursunuz.
  5. koton beden konusunda tek bildiğim şey, hiçbir şeyin sabit olmadığı. geçen hafta niyetlendim, sanki bu sefer olacakmış gibi, mağazaya adım attım, reyonların önünde durdum, o bildik kahverengiler, ekrular, hardal sarıları... insan böyle anlarda aslında kendini seçmeye çalışıyor kıyafet filan bahane. sorduğum kadın görevli s harfinden kastın ne diye bakıyor yüzüme, ben de s soruyorum çünkü işte.

    yok işte öyle beden tablosu filan, bizim kuşağın bedenleri burjuvalaşmış almış başını gitmiş, ben hâlâ adını bilmediğim üç beden arasında sıkışmış kalmışım. fit dedikleri şey fit değil dense, kalıp kalıp değil. deneme kabininde perde aralığından dışarıya baktım, insanlar gidip geliyor, herbiri başka bir bedene giriyor adeta. adım sayısı verisi mi desem ne desem, işte öyle bir şey bu.
  6. bir kez s beden aldım bol geldi, bir kez m beden aldım küçücük kaldı, sanki her sezon kalıbı yeniden çiziyorlar. iki tarafı da görelim dersek: fiyat/performans fena değil ama beden konusunda güven vermiyor.
  7. geçen hafta mağazada bedenimi ölçtürdüm, kasiyer 'bir küçük alın' bile dedi ama evde deneyince içine giremedim. e-devletteki gibi standart bekliyorsanız bu bedenlerle hiç uğraşmayın, m'de de l'de de tuhaf duruyor.
  8. ben denedim söylüyorum, kotonun bedenleri bir türlü tutmuyor, bir beden büyük al yoksa giydiğine pişman eder ayol.
  9. kotonda beden konusu tam bir muamma şekerim, xsmall giyen de large giyen de aynı bedende buluşabiliyor. yurtdışında yaşarken buradan sipariş verdiğimde hep tabelaya bakar dururum, ikinci bedeni alırdım şimdiye kadar.

    kalıpları mı değişti, biz mi büyüdük bilemiyorum, ama beden bir al bir alman markada dümdüz orta, kotonda ise piyango. tabloyu okumadan alışveriş yapmayın derim.
  10. ayol bu koton bedenleri tam bir muamma, bir bakıyorsun s beden bol geliyor bir bakıyorsun m beden daracık. sosyal medyada herkes aynı bedeni övüyor ama gel gör ki gerçek hayatta hiçbir şey uymuyor, kargo geliyor açıyorsun ve hüsran.

    bence artık her marka kendi beden tablosunu bir standart haline getirmeli, yoksa biz böyle dener dururuz. pratik olmak lazım, yoksa iade işleriyle uğraşmak daha da sinir bozucu.